menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Oda ve borsa seçim sürecinde “OSB gündemi” ihmal edilirse

9 0
21.05.2026

Oda ve borsa seçim sürecinde sorgulamamız gereken sorunlarımıza ilişkin kısa değinmelerden oluşan bu yazıların amacı, geçmişin eksikliklerinden bir “günah keçisi” üreterek rahatlamak değil. Yazıların vermek istediği mesaj çok açık: İnsanı diğer canlılardan ayıran önemli özelliği “beklenti yönetme ustalığı”dır. Hepimizin gözleri önünde dünya düzeni hızla değişmektedir. Bildiğimiz ve yaşayarak deneylediğimiz düzenin ilke,  kural, yasa ve teknik ölçeklendirmelerindeki köklü değişmeler  “kritik eşiğe” ulaşmıştır. Doğa kritik eşikte durmaz; kendi yeni normalini yaratır. Ülkemizin üretim altyapısının merkezlerini oluşturan organize sanayi bölgelerinin (OSB) geleceğe uyumu temel sorunlarımızdan biridir. OSB’lerin dününü anlama, bugününü değerlendirme ve yarınını öngörme ortak sorunumuzdur. Oda ve borsa seçim sürecinde OSB’lerin sorgulanması ihmal edilirse çok şey yitiririz. Oluşmakta olan yeni normal koşullarının yaratacağı değer yaratma zincirinde doğru konumlanabilmemiz için iş dünyasının OSB’leri derinliğine sorgulaması gerekmektedir.

Eşi ve benzeri görülmemiş pencere

Anadolu’nun kılcal damarlarında dolaştığımız günlerde, Çince kriz sözcüğünün yazılışını görsellere yansıtır; sözcüğün iki resimden oluştuğunu; resimlerden birinin “ tehlike”  diğerinin de “fırsat” anlamına geldiğini anlatarak, krizler karşısında doğru tavrın ne olduğunu açıklamaya çalışırdık.

Le Monde Diplomatique Türkçe’nin Mayıs 2026 sayısında Frederic Lordon’un  “Sinsi kriz!” başlıklı yazısında, yaşanmakta olan büyük dönüşümün, “Tarihte eşi benzeri görülmemiş pencerelerin açıldığı; sermayenin ve artık onun kulu haline gelmiş devletin baskı örtüsünün normalde yasakladığı her şeyi yapmanın mümkün hale geldiği, her şeyi yerinden oynatmanın yolunun açıldığı anlar” olduğunu söylüyor. Geçmiş birikimlerimizle Lordon’un genellemesini  sentezlediğimizde şu yargıya ulaşabiliriz:  Ülkemiz,  büyük dönüşümü yönetirken Hannibal’ın dediği gibi, “Ya yeni bir yol bularak ya da yeni bir yol açarak” geleceğini güven altına almak zorunda. Bu zorunluluk, oda ve borsa seçimlerinde;

- OSB’lerin varlık nedenlerindeki değişimleri ve dönüşümleri,

- Bugün geçerli OSB yapılanmalarının geliştirici ve asalak yönleri,

- Var olan “tedarikçi ülke konumunu”   geliştirme ve ilerletmenin yol ve yöntemleri,

- Yeni nesil OSB oluşturmanın gerek ve yeter şartları,

- Sermaye ve faydalı bilgiyi değerlendirmede OSB’lerin “kaldıraç etkileri” sorgulanmalı.   

Oda ve borsa seçim sürecinde OSB’lerin durumu sorgulanırsa, sivil toplum örgütlerinin yaratacağı toplumsallaşmanın hızını,  yaygınlığını, yoğunluğunu ve derinliğini artırabiliriz. Oluşturulacak toplumsal güç,  yeni dünya düzeninde açılan pencerelerin fırsatları en üst düzeyde değerlendirmede yolumuzu açabilir.

Varlık nedenleri değişiyor

Ana akım dünya düzeninde OSB’lerin varlık nedenlerini çok sayıda yazıda ayrıntılarıyla paylaştık. Yazılanların başlıkları ve varsayımlarını genel çizgileriyle özetleyelim: OSB’ler yatırımcıların kıt olan sermayelerini ve faydalı bilgilerini taşa-toprağa bağlamadan, kapasite ve teknik olanaklarını geliştirecektir. Uygun ölçekte mekan oluşturularak, iş süreçlerinde “zaman kazancı” sağlanacak, iş akışları hızlanacaktır. Rekabet edebilir ölçek, teknoloji ve yönetişim için mekan kısıtları en aza inecektir. Sektörlerdeki firmaların “ sinerjik kümelenmenin”  yarattığı yararlar artacaktır. Üretim hatlarının gerektirdiği “destek........

© Ekonomim