menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnançtan düşünceye geçemeyenlerin ‘merkez düşünceleri’ bela üretir

27 0
12.03.2026

Değer, sürekli yinelenen hareketin mükemmelliğinde gizlidir. İnsanlık tarihinin biriken değerleri silinip atılmakta, ilke ve kurallar unutulmakta, kurumlar devre dışı bırakılmakta, akıl yürütme disiplinin yerine, “güçlü olan haklıdır” anlayışı egemen kılınmaktadır.

Eksikleri tamamlamanın ve yanlışları düzeltmenin yolu, Musevi Haredi’leri gibi bütün insanlığı  kölesiymiş  gibi algılamak, Trump ve çevresindekilerinin Evangelist saplantılarının kör kuyularına dalmak ya da mezhepleri  din haline getirerek inanç-odaklı ideolojik ayrımcılık selinde sürüklenmek değildir.

Yaşadığımız günlerde olup bitenler, insanoğlunun birikimlerinden ders almadan, öğretilmiş inançlar ve ilkel içgüdülerinin peşinde yıkıcı savaşlar çıkarabileceklerini bir kez daha kanıtlıyor.

Güven yerine güvensizlik, adalet yerine eşitsizlik, merhamet yerine acımasızlık, vicdan yerine çıkarcılık olağanlaştı; utanmayı unutturan güç sarhoşluğunun bataklarına sürükleniyoruz. Afrika atasözündeki “İnsanın olduğu yerde hiçbir şeye şaşma” genellemesini doğrulama yarışına hep birlikte tanıklık ediyoruz.

 Temel amacı unutmayalım

Veri, malumat, bilgi, anlama anlamlandırma süreci inanılması güç bir hızla ilerliyor. Erişilebilen her veri, malumat ve bilgi, sorgulama merakının izini sürenler tarafından aşılıyor. Gelişmelerin çekirdeğini oluşturan “sorgulama merakı” bilgilerimizi eskitiyor. Yapay genel zekânın insan beyninin bütün işlevlerini yerine getirme konusunda hızla ilerlemesi, insanlık yaşamını derinden etkilemesinin arka planında Turing gibi kurucu önderlerinin merkez düşünceleri var. Yine de, yapay genel zekâ insan beyninin kapasite çeperlerini zorlasa da değişen ihtiyaçları anlama ve önceliklerini belirleme konusunda organik beyni liderlik tahtından indireceğine kendimi ikna edemiyorum.

Temel amaç, “maddi ve kültürel zenginlik üreterek yaşamı kolaylaştırmadır.” Temel amaçtan sapma, var oluşu tehdit eden kapıları açabilir; gücünün sınırlarını bilmeyen, gücünü kullanma zamanını ayarlamayan ve gücünü kullandıktan sonra kendisine nasıl döneceğini hesaplamayanlar  “yetmezliğin itişi, ihtirasın çekişinin” peşinde hepimizi büyük bir kıyım ve yıkıma sürükleyebilir.

Yaşam bir süreçtir; süreçler olaylar ve olguların basit bir akışı değildir; zaman içinde ilerleyen yapılardır. Her yapı gibi süreçler de birbiriyle ilintili bileşen ve bağlamların karışımından oluşan bir bütündür. Sorgulama merakı, akıl yürütme disiplini ve bilinmezle yüzleşme........

© Ekonomim