menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birbirimizi “anlamanın” bir yolu vardır

29 0
17.09.2026

Yazdıklarımı sistematik okuyanlar anımsayacaktır; yılın eylül ayına ulaştığımızda geride bıraktığımız yılda yazdıklarımı sorgulama telaşına kapılırım. İnsan doğasında yanılmaktan kaçınmanın mümkün olmadığı bilinciyle, yanlış yapmaktan korkmadan, yanlışlarla yüzleşerek aynı yanlışları tekrarlamama özeni göstermek isterim.

Yazılarımda “iç tutarlılık” ararım. İç tutarlık, özümüzün, sözümüzün ve davranışlarımızın uyumlu olmasıdır. İç tutarlılık, ilke ve kurallarla kendimizi sınırlar; aşırı ve noksan değerlendirme tuzaklarına yakalanmazsak kimlik ve kişiliğimizin oluşması ve olgunlaşmasının önünü açar. İç tutarlılık evrende, dünyamızın ekolojisinde ve ekosisteminde en önemli belirleyici olan güven yaratmanın tohumudur.

Anladıklarımızı anlatmayı, değişen koşullara uyum sağlayan ve yaşamı kolaylaştıran faydalı bilgiyi yaymayı bir iş, yaşamı anlamlandıran bir yol olarak benimsemişsek, yazı insanının uyması gereken ilke ve kurallara kafa yormalıyız.

Büyük usta Çetin Altan’ın tanımıyla yazar, anlattıklarına “yazı tadı” katabilendir; yazı insanı ise düşündüklerini yazıyla paylaşan. Biz, kendimizi “yazar” olarak tanımlamıyoruz; “yazı insanı” kimliğini benimsiyoruz.

İster “yazarlık” iddiası taşıyın, dilerseniz “yazı insanı” kimliğini benimseyin, işinizi yaparken ilke ve kurallarla sınırları belirlenmiş kaleleriniz yoksa savunma hatlarınızda boşluklar oluşur.

Yaptığımız işin sınırlarını tanımlayarak, “anlaşılmayı kolaylaştırmak” için ilkeler önemli. Diğer yanıyla “güven oluşturmak ve çoğaltmak” da ilkelerden kalelerimizin olmasına bağlı. Bir başka boyutuyla “kendimizi sorgulamada nesnellik” oluşturmak da “ilke ölçüsü” olmadan mümkün değil. İlkelerimiz varsa, uyumda kararlı isek birbirimizi anlamanın bir yolu vardır; arayan da o yolu bulur.

 İlkelerimizi anımsayalım

Düşündüklerimizi yazıyla paylaşırken uymaya çabaladığımız, iç tutarlılık için kendimizi sürekli anımsattığımız ilkeleri bir kez daha paylaşalım:

- Aşırı değerlenmiş popülizm ve pragmatizmin seline sürüklenmeyeceksin.

- Güncelin peşine takılarak, görünür olmayı yeğlemeyecek, buzdağının su altındaki görünmez gövdesiyle, kök nedenlerle ve eğilim yaratan etkenlerle ilgili olacaksın. Bir ihtisas gazetesinde yazdığını unutmayacak, ciddi fikirlerin yerine sloganları koymayacaksın.

- Veri üretimi, verilerin ehlileştirilmesi, veri biriktirilmesi, veriye erişim, veriyi işleme ve veri odaklı analiz........

© Ekonomim