Bir kez daha “ayrışma”
Yerel ve global varlıkların fiyatlamalarında bir kez daha belirgin ayrışmanın olduğu günlerden geçiyoruz. 2024’ü tamamlamaya hazırlanırken, kasım-aralık geçişinde görülen iyimser hava, şimdilerde fiyatlama eğilimlerinin kenarından geçmiyor. O dönemin yaklaşımlarını tanımlarken ağırlıklı “yıl sonu kapanış istekleri” ifadesini kullanıyorduk. Öyle de oldu. 2025’in başlaması ile birlikte, özellikle de ocak ortasını takiben, sıkışan fiyatlamalar masanın her iki tarafında yer alan kesimleri ciddi anlamda zorluyor ve morallerin de baskılanmasına neden oluyor.
Yurt dışı tarafta ABD’deki siyasi değişimin etkisi net şekilde henüz görülebilmiş değil. Bunu, varlık sınıfları özelindeki yaklaşımlar için düşünüyoruz. Diğer yandan, neredeyse her yeni gün başlangıcındaki farklılaşan haber başlığı trafiği, yeterince kafa karıştırıcı ve oynaklığın yüksek seyretmesi için koşulları uygun hale getirir rol üstleniyor. Ancak, yine de nette, biraz makro veri setinin seyri biraz da gün sonunda ABD ekonomisine bir şekilde pozitif yansımaların olabileceği senaryosu ağır basıyor ve hisse senetleri kazançlı tarafta kalmayı başarıyor. ABD için konuştuğumuz senaryo, şimdilerde Avrupa kıtası için de geçerli. Lokal para birimi bazında baktığımızda, yıl başlangıcından bu yana, gösterge DAX endeksini , Stoxx 50’yi ise primle izliyoruz. Yani, yeni dönemde........
© Ekonomim
