menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orta boy ülkelerin, yeni dünya düzenine hazırlanması gerekiyor

37 0
03.03.2026

Günümüzde herkes dünya düzeninin artık değişmekte olduğu konusunda ittifak ediyor. Acaba geride bırakmakta olduğumuz düzen nedir? İsterseniz önce onu tartışalım. Ömrünü doldurmakta olduğu konusunda hemen herkesin ittifak ettiği dünya düzeni İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD tarafından geliştirilmişti. Bu düzenin siyasetteki temel direği Birleşmiş Milletler olacak, gücün keyfi olarak kullanılmasına, ki buna savaşlar da dahil, karşı koyacaktı. İktisat alanına geldiğimizde ise işler biraz karmaşıklaşıyor, piyasa ekonomisinin temel kurallarını yerleştirmeyi amaçlayan üç kuruluşun dünya ekonomisini yönlendirmesi amaçlanıyordu. Bunlardan ilki ülkelerin iktisadi istikrarlarını, özellikle kurlarının istikrarını korumalarını için kurulan Uluslararası Para Fonu idi. Tabii esas amaç, ülkelerin iktisadi istikrarlarını korumalarına katkıda bulunarak, uluslararası ticaretin aksamamasına zemin hazırlamaktı.  İthalatı her zaman ihracatını aşan ülkemizin sık sık karşılaştığı iktisadi istikrarsızlık nedeniyle bu kuruluşu Türk kamuoyu da yakından tanımaktadır. İkinci kuruluş ise hepimizin bildiği adıyla Dünya Bankası serbest piyasa ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunacak altyapı yatırımlarının finansmanı için kredi veriyordu. Dünya Ticaret Örgütü adını alacak üçüncü kuruluş ise ülkeler arası ticaretteki gümrük ve miktar kısıtlamalarını standartlaştırmak ve zaman içinde kaldırmak amacıyla kurulacaktı fakat kurulması ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra mümkün olmuştur. Ticaret serbestisine taraftar olduğunu ileri süren ülkeler bile gümrükler ve miktar kısıtlamaları konusunda denetime girmek yerine müzakere yolunu seçmişler, uzun süren müzakere turları yapmışlar. Örgüt Soğuk Savaşın sona ermesi sonucunda kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan bu düzenin en belirgin vasfı kurallara göre işlemesi olmuştur. Tüm ülkeler diğerleriyle kurdukları ilişkilerin düzenin kuralları içinde yürütülmesine uymuşlardır.

Kuralları en çok ihlal eden, düzenin kurulmasına öncülük eden ABD

Günümüzde uluslararası sistemi niteleyen en büyük değişiklik, kurallara göre hareket edilmemesidir. İşin belki de en ilginç tarafı, kuralları en yaygın ihlal eden ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin kurulmasına da öncülük eden ABD olmasıdır. Kuralları ihlal rekortmenliği Amerika’ya gitse bile, yine de diğer bir dizi ülke de yeni oluşacak sistemde söz sahibi olacaklarını düşündüklerinden, ihlalleri hoşgörüyle karşılamaktadırlar. Belki de en başta gelen........

© Ekonomim