Acaba Avrupa kendini nasıl savunacak?
Naçiz kanaatime göre, çoğu Avrupa ülkesi Trump ile kavga etmemeyi öngörmekte, ihtilaf konularını görüşmeyi bir sonraki başkan dönemine ertelemeyi tercih etmektedir. Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını arttırmaya mecbur oldukları gerçeğini benimsemişlerdir. Bununla birlikte, Amerika’nın Avrupa savunmasından tamamen çekilmesine karşıdırlar.
Amerika’nın Avrupa’yı savunmakta üstlendiği sorumluluğu azaltmak istediği uzun zamandır biliniyordu. Bence, daha önemli olan konu Avrupa’nın kendini savunmak için neler yapması gerektiğine ilişkin bir karara varmasıdır ki, son Ankara toplantısının bu konuda yeterli ipucu verdiğini söylemek mümkün değil.
Hepinizin bildiği gibi, ülkemiz yönetimi NATO devlet ve/veya hükümet başkanlarının geçen hafta Ankara’da yapacağı olağanüstü toplantıya büyük önem atfediyordu. Toplantının muntazam geçmesi için önceden bir dizi tedbir alındı. Birçok yol trafiğe kapandı. Memurlar idari izne çıkarıldı. Olay çıkaracağı tahmin edilen kişiler gözaltına alındı. Türk savunma sanayiinin başarıları konuklara sergilendi. Şimdi hepsini burada saymama gerek olmayan çok sayıda tedbir alındı. Söylenenlere göre, bu toplantıda NATO’nun görevi yeniden tanımlanacaktı. Ne mutlu ki, toplantı olaysız sona ermiş bulunuyor. Şurası artık kesinlik kazanmış durumda: NATO üyesi ülkeler kendilerini savunmak için Amerika’ya güvenmek yerine savunma yükünün daha büyük bir bölümünü kendileri taşımak mecburiyetinde kalacaklar. Toplantının sona ermesi üzerine yayınlanan bildiriye bakıldığında, Avrupalı üyelerin endişelerine cevaben Rusya’nın genişleme temayüllerine karşı çıkılacağı ve bu babda saldırı altında olan Ukrayna’nın destekleneceği hususuna yer veriliyor. Putin’le dostluk sergileyen ve Ukrayna’ya ödün vermeyi tavsiye eden Amerika açısından bu önemli bir özveriye işaret ediyor. Buna karşılık, Amerika’nın (ve herhalde İsrail’in) endişelerini gidermek üzere, bildiride İran’ın nükleer silahlar edinmesine de karşı çıkılıyor. Böylece Turmp’ın siyaseti Avrupalı NATO üyeleri tarafından da desteklenmiş oluyor.
Birleşik Devletler yönetimi, NATO’nun ABD dışında kalan üyelerinin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayri safi milli hasılalarının yüzde 5’i seviyesine çıkarmalarını istiyor. Bu harcamaların yüzde 3,5’i somut askeri harcamalara gidecekken, geriye kalan yüzde 1,5’in savunma imkanlarını genişleten altyapı yatırımlarına gidebileceği ifade ediliyor. Daha şimdiden sahtekarlıklar da başladı. Örneğin Çekya’da yapılan bir yol inşaatı harcamasının sadece bir kaplıcaya ulaşımı kolaylaştırdığı, buna karşılık ülkenin savunma gücüne herhangi bir katkıda bulunmadığı ortaya çıktı. Hesapları kim yapıyorsa, herhalde ondan hesap........
