menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bakın bunu da gördük

28 0
02.02.2026

Amerikan Başkanı Trump, bir süredir doların zayıflamasını ve güçsüzleşmesini istediğini söylüyor. Geçenlerde yine tekrarladı. Ne diyor? Amerikan doları değersizleşsin, devalüe olsun istiyor. Peki, neden? Sanayi, Amerika’ya geri dönsün, Amerika’nın ihracatı artsın, Amerika’nın yüksek ticaret açıkları kapansın diye...

Trump’ın ikinci döneminin ilk yılını bu çerçevede adımlarla geçirdik. Önce bir süre gümrük vergileriyle oynadı. Hâlâ “Yüzde 100 gümrük vergisi koydum senin mallarına, ötekilerinkini de yüzde 25 yaptım” filan diye konuşuyor arada.

İkinci olarak ise Amerikan Merkez Bankası’na (Fed) politika faizini bir an önce düşür diye baskı yapmaya başladı; Powell ise Fed’in siyasi taleplerle değil yasal mandatı (fiyat istikrarı ve azami istihdam) doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı. Halbuki Fed’in yasası ve o yasa ile kendisine Kongre’nin verdiği görev ortada, Merkez Bankası Başkanı haklı.

Ama bu sürekli müdahaleler elbette bir dizi endişeye yol açtı. Şimdilerde işte o endişelerin birtakım sonuçlarını takip ediyoruz. Öncelikle Davos toplantılarında Amerikan şirketlerinin CEO’larının aklındaki temel korku, özellikle Avrupa pazarında Amerikan mallarının boykot edilmesi ihtimaliydi. Trump’ın Grönland açıklamaları devam ederse olacağı budur diye düşünmüş olmalılar.

Nitekim Trump, Davos sırası ve sonrasında hiç değilse Grönland işini kapattı. “Dün Elon Musk yüzünden Tesla almaktan vazgeçenler, Amerikan mallarından da vazgeçerler” dediler herhalde başkana.

Boykotun etkisini belirleyen şey pazarın büyüklüğü

Geçen yazımda vurguladım, ne demişlerdi bana? “Artık bizim de tek bir karar alıcımız var. Biz de gümrük vergileri konusunda aynen senin gibi düşünüyoruz ama o tek karar alıcının duygularını incitmeden bunu nasıl söyleyebileceğimizi düşünmemiz gerekiyor.”

Herhalde bu boykot ihtimali konusunda fikirlerini onu incitmeden ifade edebilecekleri bir yol buldular. Halbuki ben onlara “ben size bir kurs açayım, biz Türkiye’de artık o konuda çok mahir olduk” demiştim.

Peki, bu boykot ihtimali ne kadar ciddi olur? Bunu anlamak için siyasi tepkilerden ya da diplomatik açıklamalardan önce, küresel ticaretin rakamlarına bakmak gerekiyor. Nihayetinde boykotun etkisini belirleyen şey niyetler değil, pazarın büyüklüğü.

Aşağıdaki harita ülkelerin toplam küresel ithalat içindeki payını gösteriyor. Amerika’nın toplam küresel ithalat içindeki payı yüzde 10,29 2023 yılı itibariyle. 2025’e bakarız artık. Buna göre Amerika Birleşik Devletleri (ABD)........

© Ekonomim