Markaların, marka dostlarına ihtiyacı var
Pazarlama iletişiminde bilinirlik ve farkındalık yaratmanın en garantili yollarından birisi ünlülerle işbirliğidir. Reklamveren reklamı için seçtiği kişinin şöhretinden yararlanarak iletişiminin etkinliğini artırmayı hedefler. Uzun yıllardır kullanılan bu yöntem, dijitalleşmeyle birlikte yeni bir boyut kazanmış durumda. Sosyal mecrada belirli takipçi sayısına sahip olan kullanıcılar “Influencers” yani “etkileyenler” tanımıyla markaların iletişiminin merkezine yerleşebiliyorlar. Dijital reklamların etkileşimi matematiksel olarak ölçülebildiği için, şirketlerin medya planlama ve satın alma bölümleri harcanan bütçeyi izleme ve erişim rakamlarıyla savunabiliyorlar.
Ancak, markaların itibarı, inandırıcılığı, güvenirliği, yakınlığı ve beğenilirliği benzeri duygusal parametrelerin bu verilerle ölçülmesi mümkün olamıyor. Ayrıca, yanlış işbirlikleri markalara yarar değil zarar getirebiliyor. Markaların insanlarla yakın ilişki kurabilmesi için samimiyet, doğallık ve inandırıcılık gerekiyor.
Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde SuperFresh’in yeni yayına giren “Dolapta Ne Var?” kampanyasının tanıtımında Kerevitaş CMO’su Gülizar Öcal Doğan’ın Refika Birgül hakkında kullandığı “Marka Dostu” tanımı üzerinde durmak yararlı olabilir.
SuperFresh-Refika Birgül iş birliği marka-ünlü ilişkisi hakkında başarılı bir örnek sunuyor. Uzun süredir, SuperFresh’in liderlik yolculuğuna eşlik eden Refika Birgül marka ekibinin bir parçası olarak çalışıyor. Kuruluşun sürdürülebilirlik çalışmalarına destek veriyor. Sağlıklı beslenme konusunda çalışan bir fikir önderi olarak, “marka dostu” rolünü üstleniyor. İnandırıcılığı yüksek bir uzman olarak ürünler........
© Ekonomim
