menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enflasyonla mücadele, uzun vadeli büyüme dinamiğine zarar vermemeli

9 0
wednesday

Mevcut koşullar altında eylül ayında bir faiz indirimi ihtimali düşük görünüyor. Savaşın sona ermesi ve küresel risklerin azalması halinde ise yılın son çeyreğinde daha sınırlı bir gevşeme gündeme gelebilir. Böyle bir senaryoda politika faizinin ekim veya kasım aylarında yüzde 37 seviyelerine, en iyimser ihtimalle yüzde 35 civarına gerilemesi mümkün olabilir.

Enflasyonla mücadelede büyümeden yeterince ödün verilmemesi hedeflerin kaçırılmasına yol açtı. Savaşlar ve enerji fiyatlarındaki artış süreci çok zorlaştırırken, bu tercih sanayi, ihracat ve turizm üzerinden uzun vadeli büyümeyi giderek zayıflatıyor.

 İç talepte bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, yüksek enflasyon beklentisi nedeniyle tüketimin beklenenden daha dirençli kaldığı, tasarrufların ise daha yüksek reel getiri sağlayabilecek riskli yatırım araçlarına yönelmeye devam ettiği görülüyor. Bu durum, para politikasının talebi kontrol etmesini ve enflasyon beklentilerini yönetmesini önemli ölçüde zorlaştırıyor.

           Yılın ilk altı ayını geride bıraktık. Yıl başında 2026 sonu için belirlenen enflasyon hedefi yüzde 16 iken, o tarihte yıllık enflasyon yüzde 30,89 seviyesindeydi. İlk altı ayın sonunda ise yıllık enflasyon yüzde 32,11'e yükseldi. Başka bir ifadeyle, yılın ilk yarısında enflasyon hedefinden daha da uzaklaşılmış oldu.

Bugün açıklanan Koç Üniversitesi Hanehalkı Enflasyon Beklentileri Araştırması da bu tabloyu destekliyor. Araştırmaya göre vatandaşın hissettiği enflasyon yüzde 51 seviyesinde bulunurken, önümüzdeki 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 45 olarak ölçülüyor. Geçtiğimiz aya göre anlamlı bir değişim görülmemesi dikkat çekiyor. Bu oran, piyasa katılımcılarının beklentilerini yansıtan TCMB anketindeki yaklaşık yüzde 45 seviyesine de oldukça yakın.

Merkez Bankası ise yıl sonu enflasyon tahminini, savaşın ve yükselen petrol fiyatlarının etkisini dikkate alarak yüzde 26'ya revize etti. Gelecek yıl sonu hedefi ise yüzde 15 olarak korunuyor. Bu çerçevede, gelecek yılın bu dönemlerinde Merkez Bankası'nın enflasyon tahmininin yüzde 20'ler civarında şekillenmesini beklemek yanlış olmayacaktır.

Ancak burada dikkat çeken asıl konu, vatandaşın enflasyon beklentisinin Merkez Bankası tahminlerinin iki katından fazla olması.  Beklentiler arasındaki bu büyük fark, tüketim ve tasarruf davranışlarını önemli ölçüde etkiliyor.........

© Ekonomim