Serbest fonlar öcü mü, fırsat mı?
Bu yazıda herkesin çok merak ettiği, düzenleyici otoritelerin “öcü” olarak gördüğü, tecrübeli yatırımcıların ise “derinleşme” ve “fırsat” olarak tarif ettiği serbest fonlarla alakalı bir analiz yapmak istedim.
Serbest fonlar sermaye piyasalarının en çok konuşulan ama en az anlaşılan oyuncularından biri. Bunun sebebi çok açık: normal yatırım fonları gibi görünürler ama çalışma biçimleri çok daha esnek. Hisse senedi alabilirler, tahvil alabilirler, dövizde pozisyon alabilirler, türev ürün kullanabilirler, açığa satış yapabilirler, kaldıraç kullanabilirler. Bu yüzden serbest fonları anlamak için önce şunu bilmek gerekir: Bunlar klasik anlamda “al ve bekle” fonları değildir; piyasa hareketlerinden aktif şekilde faydalanmaya çalışan, daha karmaşık stratejiler kullanan yapılardır.
Gelişmekte olan ülkelerde serbest yatırım fonları genellikle “nitelikli yatırımcı” olarak tanımlanan kişilere sunulur. Bunun nedeni, bu fonların daha yüksek getiri arayışıyla daha yüksek risk alabilmesidir. Fintables’ın serbest fonlara ilişkin açıklamasında da vurgulandığı gibi, bu fonlar kaldıraç, açığa satış ve türev ürün kullanımı gibi ileri finansal tekniklerle mutlak getiri hedefler; buna karşılık daha az şeffaflık, daha yüksek risk ve sınırlı erişim gibi özellikler taşır.
Serbest fonlar piyasaya likidite sağlar
Serbest fonların sermaye piyasasına ilk etkisi likidite üzerinden görülür. Likidite basitçe bir varlığın hızlıca satın alınabilmesi ve satıldığı zaman hızla nakde dönüşebilmesidir.
Doğal olarak, piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı varsa, işlemler daha sağlıklı gerçekleşir. Serbest fonlar büyük hacimli işlem yaptıkları için piyasaya likidite sağlar diyebiliriz. Özellikle hisse senedi, tahvil, döviz ve türev piyasalarda alım satım yaparak fiyatların oluşmasına katkıda bulunurlar. Bu yönüyle faydalıdırlar. Nitekim SEC’in “hedge fund likidite yönetimi” üzerine yayımladığı bir çalışmada, serbest fonların normal dönemlerde fiyat keşfine katkı sağladığı, ancak söz konusu fonların daha yüksek likidite istemenin bir denge sorunu yarattığı ifade ediliyor.
Fiyat keşfi dediğimiz şey, piyasada bir varlığın gerçek değerine yakın bir fiyata ulaşma sürecidir. Serbest fonlar sürekli alım satım yaptıkları, farklı piyasalar arasındaki fiyat farklarını takip ettikleri ve yanlış fiyatlamaları değerlendirdikleri için bu sürece katkı sağlar. Örneğin bir hisse ucuz kalmışsa alırlar, pahalı görünüyorsa satarlar. Bu davranış teorik olarak fiyatların daha makul seviyelere gelmesine yardım eder. Kaynak taraması yaparken gözüme çarpan uluslararası bir çalışmada da serbest fonların sakin piyasa koşullarında piyasa likiditesine ve kalıcı fiyat değişimlerine anlamlı katkı sağladığı belirtiliyor. Ancak yine aynı çalışma bu fonların piyasa etkinliğini artırma fonksiyonundan bahsederken, kriz dönemlerinde........
