menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump 2.0 dönemi Türkiye ihracatını gerçekten olumlu etkiler mi?

9 27
07.02.2025

Çin’in ABD ve AB’ye ihracatı azalsa da Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’da her geçen gün pazar payını artırıyor. Fırsatlar olsa da riskleri de görmeliyiz.

ABD son yıllarda ihracatımızı artırdığımız pazarlardan biri. 2024 yılı Türkiye ihracatında ABD, Almanya’nın ardından en büyük ikinci pazarımız konumunda. Çok değil beş yıl önce ihracat rakamlarına baktığımızda ABD; Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Irak ve Fransa’nın ardından en büyük beşinci pazarımızdı. Trademap verilerini kerteriz alırsak 2015-2023 döneminde Çin’in ABD’ye olan ihracatı yüzde 11 azalmış. Bu süreçte Vietnam’ın ABD’ye ihracatı yaklaşık 3 kat artarken Türkiye’nin ihracatı 2 kat artmış.

Diğer ülkelerin ABD’ye olan ihracat artışlarına bakacak olursak, aynı dönemde Hindistan’ın , Güney Kore Cumhuriyeti’nin b, Meksika’nın `, Kanada’nın B ve Japonya’nın  artışını görüyoruz.

Bu tabloda en dikkat çekici ülkelerden biri Meksika… Meksika’nın ABD’ye olan ihracatı son dönemde rekor kırdı ve ABD’nin ithalatında Kanada ve Çin’i geçerek birinci sıraya oturdu. Tabi bu başarıda Çin faktörünü de unutmamak gerek. Uzmanlar Çin’in ABD’nin uyguladığı gümrük duvarını aşmak için Meksika’da kurduğu üretim ya da montaj hatlarının bu sıçrayışta önemli katkısının olduğunu söylüyor.

Bu tabloda dikkat çeken bir diğer husus da ABD’nin son yıllarda uyguladığı near-shoring ve frend shoring (çevre ve dost ülkelerden tedarik) gibi yaklaşımların görece başarılı olduğu. Near shoring kapsamında Meksika ve Kanada, frend-shoring kapsamında Vietnam ve Hindistan ile ticarette önemli bir gelişme sağlamış.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Donald Trump’ın 2. başkanlık dönemi 20 Ocak’ta resmen başladı. Göreve gelir gelmez imzaladığı kararnameler ve Panama, Kanada ve Grönland söylemleri dünya kamuoyuna damgasını vurdu.

Trump’ın seçim söylemlerinde Çin ürünlerine yüzde 60 ilave vergi getireceğini vadetmesi ve ilk döneminde ABD-Türkiye arasında ikili ticaret hedefini 100 milyar dolara çıkarma hedefi, Türk iş dünyamızda Trump 2.0 döneminde Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçleneceği görüşünü hâkim kıldı.

Gelin resmin mümkün olduğu kadar bütününe bakalım. Öncelikle şunu söylemekte fayda var ki içinden geçtiğimiz süreçte dış politika, güvenlik ve ekonominin girift bir ilişkisi bulunuyor. Bunları birbirinden ayırmak çok da mümkün değil. Atılacak her adımda bu paradigmalar göz önünde bulundurulacaktır.

Dikkat etmemiz gereken diğer bir konuysa, büyük devletlerin uzun dönem dostlukları ya da düşmanlıkları yoktur; onların çıkar ve menfaatleri vardır. Trump’ın sloganı ve hedefi........

© Ekonomim