Bumerang etkisi: Kör inada saplanmak
Kurumlarda, içeriden gelen farklı görüşler susturulursa bumerang çok daha sert döner.
1950’lerin Chicago’su. Bir grup, liderlerinin uzaylılardan aldığı mesajlar üzerine yakında kıyamet kopacağına inanır. Evlerini, işlerini bırakır; kurtuluş gününe hazırlanır. Kıyamet kopmaz. Ancak, grubun inancı sarsılmak yerine daha da güçlenir!
1956 tarihli Kehanet Yalanlanınca kitabında anlatılan bu müthiş olay, “bilişsel uyumsuzluk” ve “bumerang etkisi”nin çarpıcı bir örneği. Neden mi bumerang? Çünkü kişi inancına zıt delillerle karşılaşınca fikrini değiştirmek yerine görüşüne kör bir inatla daha da bağlanıyor, iyice savunmacı/ agresif hale geliyor ve bundan zarar görüyor. Tıpkı hızla fırlatılan bir bumerangın geri dönüp sahibini vurması gibi.
Bu durum sadece kişiler için değil, gruplar ve şirketler için de geçerli olabiliyor. Pek çok organizasyonda Keynes’in meşhur ‘şartlar değişirse ben de fikirlerimi değiştiririm; siz ne yaparsınız?’ sözü uygulanmıyor. Veriler yerine inançlarla yol alınıyor, tatsız analizler yerine hoşa gidecek anekdotlar kanıt gösteriliyor, doğal olarak araba duvara toslayınca da sorumluluktan sıyırılmayı sağlayan makul bahaneler aranıyor.
Akla gelen ilk örnek BlackBerry. Telefondan e-posta atabilmeyi sağlayan........
© Ekonomim
