menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk hukukunda yeşil aklama düzenlemeleri

12 0
03.02.2025

Son yıllarda küresel iklim değişikliği sebebiyle yaşanan çevre ve iklim olayları gerek işletmelerin gerekse tüketicilerin çevre bilincinin artmasına sebep oldu. Özellikle son dönemde tüketiciler, satın aldıkları ürün ve hizmetlerin çevre dostu olmasına dikkat etmeye başladılar. Şirketlerin ticari faaliyetlerini çevre ile uyumlu bir şekilde yürütmesi çevre bilinci yüksek tüketiciler açısından bahse konu şirket hakkında itibar oluşmasını sağlıyor. Bu sebeple işletmeler, tüketicilerin çevre hassasiyetini bir reklam aracı olarak değerlendirme eğiliminde olabiliyor. Ancak, yürütülen reklam kampanyaları her zaman gerçeği yansıtmayabiliyor.

İşletmelerin, sattıkları bir ürün veya hizmetin çevresel etkileri veya faydaları konusunda tüketicileri yanıltması ve tüketicilerin çevre hassasiyetlerinden haksız olarak faydalanması “yeşil aklama” olarak tanımlanıyor. Örneğin, bir işletmenin sattığı ürün içeriğinde sadece oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanmasına rağmen ürünün ambalajına “geri dönüştürülmüş plastikten üretilmiştir” şeklinde açıklama eklemesi yeşil aklama olarak değerlendiriliyor. Bir şirketin çevre uyumluluğu hakkında şirket içi düzenlemeleri ve iç politikaları varmış gibi kendini tanıtması, çevreci bir itibar oluşturma amacıyla ürünleri üzerinde “yeşil” veya “ekolojik” gibi geniş ve teyit edilebilirliği güç ifadeler kullanması gibi yanıltıcı uygulamalar da yeşil aklama faaliyetlerinin örnekleri olarak karşımıza çıkıyor.

Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik alanlarında tam anlamıyla ilerleme kaydedilebilmesi için şirketlerin, çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesinde aktif rol üstlenmesi gerekliliği tartışmasızdır. Bu nedenle, 2014 ve 2015 yıllarında düzenlenmiş olan........

© Ekonomim