menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Parazit olarak sürdürülebilirlik endüstrisi

19 0
18.02.2026

Fransız filozof Michel Serres, 1980’de yayımladığı Le Parasite'te alışılmadık bir iddiada bulunur. Parazit, sisteme dışarıdan sızan bir anomali değil, sistemin kurucu unsurudur.

Kelimenin üç anlamını  (biyolojik, sosyal bedavacı ve iletişim gürültüsü) üst üste koyar ve ortaya rahatsız edici bir tablo çıkarır. Her düzenli ilişkinin altında asimetrik bir beslenme zinciri yatar. Parazit konağını yok etmez. Onu dönüştürür. Ama çoğu zaman da kendi lehine. Peki, bunun sürdürülebilirlik endüstrisi ile ilgisi ne?

Sürdürülemezlikten beslenen bir ekonomi

Küresel ESG danışmanlık piyasası 40 milyar doları aştı. 2030 projeksiyonları 80 milyar dolara işaret ediyor. Karbon kredisi piyasası, sürdürülebilirlik sertifikasyonları, ESG veri sağlayıcıları ve raporlama yazılımlarını eklediğinizde 100 milyarlarca dolarlık bir endüstriden söz ediyoruz.

Peki, bu endüstrinin yakıtı ne? Sürdürülemezlik. Ekolojik kriz ne kadar derinleşirse, piyasa o kadar büyüyor. Emisyonlar düşse, biyoçeşitlilik kaybı dursa, su stresi azalsa endüstrinin varlık sebebi de doğal olarak ortadan kalkacak ya da dönüşecek.

Burada kötü niyet şart değil. Modern kurumların ‘yapısal olarak sorun üreten’ doğasını analiz eden Ivan Illich, kurumların başlangıçta çözmeye aday olduğu problemleri zamanla yeniden üretmeye başladığını söyler.

Sürdürülebilirlik endüstrisi de sürdürülemezliği yönetilebilir bir formata dönüştürerek kendini var ediyor. Sistem, problemi tamamen ortadan kaldırmaktan çok onu ölçülebilir,........

© Ekonomim