menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

WhatsApp grubundan örgütlenmeye: Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği

49 0
22.04.2026

Hepimizin üyesi olduğu veya istemeden üye yapıldığımız çok sayıda WhatsApp grubu var. Çoğu zaman oradaki mesajları okumaya zaman yetmez. Bu grupları çok verimli kullananlar da var, bir çöplüğe dönüştürenler de.

Bugün sizlere bir WhatsApp grubundan büyük ve kapsayıcı bir örgütlenmenin nasıl ortaya çıktığının öyküsünü yazacağım.

Yanılmıyorsam 2019’un sonları veya 2020 yılı başlarıydı. Covid 19 salgınının başladığı günlerdi. Bir iki kez telefonla görüştüğüm ama henüz yüz yüze tanışmadığımız, tarım konusundaki sorunlara kafa yoran, yazdığım yazılarla ilgili zaman zaman arayıp bilgi veren Kemal Berişler,  bir WhatsApp grubu oluşturmuş ve onayımı alarak beni de gruba dahil etmişti. Genelde bu tür grupları gazetecilik refleksiyle, hem sektörü takip etmek hem de haber konusu çıkar mı diye izleyen, bilgilenen ama paylaşım yapmayanlardanım. Bu şekilde üye olduğum ve haber aldığım, tarım, gıda konusunda bilgilendiğim çok sayıda grup var. Yazılarım ve sosyal medyadaki paylaşımlarım bu gruplarda paylaşılır, ama ben kendim paylaşmam. Bunu yazdım okuyun diye kimseyi zorbalamak istemem. İsteyen okur, istemeyen okumaz.

Yıllar önce Hava Kuvetleri’nde pilotluktan ayrılan, bir süre cezaevinde kalan ve çıktıktan sonra pazarda limon satan, sonra Türkiye’nin dağlarını gezip doğa mantarları sektörünün oluşmasında öncülük eden isimlerin başında gelen Kemal Berişler, kurutulmuş, yarı kurutulmuş domates ihracatının da öncülerinden. O’nun hikayesini Yeni Tarım Düzeni/Pandemi-İklim Krizi ve Gıda Egemenliği” kitabımda ayrıntılı olarak yazmıştım. Merak eden kitaptan okuyabilir.

Kemal Berişler’in kurduğu ve ulusal düzeyde tarım, gıda, çevre ve benzeri konularda görüşlerin paylaşıldığı WhatsApp grubu “Ulusal Tarım Gıda Birliği(UTGB) adıyla 16 Mayıs 2020’de  ilk bildirisini yayınladı. Bu bildiri ile biraraya gelen 200 gönüllü üyenin desteği ile Ulusal Tarım Gıda Birliği inşa süreci başlatıldı. Yaklaşık 6 aya ulaşan inşa sürecinde öncelikle amaç ve ilkeleri oluşturuldu. Çalışma alanları ve stratejileri  belirlendi ve her çalışma alanı için, çalışma grupları faaliyetlerine başladı. Bütün bunlar WhatsApp grubu üzerinden yapıldı. Bir süre sonra fiziki toplantılar etkinlikler gerçekleştirildi. Yakın zamanda İzmir Tarım Fuarı’na katılım sağlandı.

Bu çalışmalar devam ederken bireysel ve sivil toplum örgütlerinin gruba katılımı çığ gibi büyüdü. Grupta sadece sorunlar değil çözümler, öneriler tartışıldı.

Birliğim kuruluşu yarın resmen açıklanacak

Yaşanan sürecin sonunda yaklaşık 150 saygın kuruluşu tek çatı altında birleştiren, ülke geneline yayılan 10 bini aşkın kişiyi temsil eden Türkiye Tarım, Gıda, Çevre Birliği kuruldu. Yarın,  23 Nisan 2026’da bu kuruluş resmi olarak duyurulacak.

Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği(TTGB)’nin 23 Nisan’da açıklanacak kuruluş bildirisinde oluşturulan bu kurumsal yapı şöyle ifade ediliyor: “  Küresel ve ulusal boyutta yaşanan gelişmelerin tarım, gıda ve çevre alanlarına yansımaları ve bu üç sistemde derinleşen sorunların tek boyutlu yüzeysel yaklaşımlarla çözülemiyor olması, dünyada ve Türkiye'de örneği olmayan yeni bir kurumsal yapıyı gündeme getirdi.

Tarım, gıda ve çevre sistemlerindeki yetkin kurumsal yapılanmalar tek çatı altında ortak sorunları çözmek için bir araya geliyor. Türkiye; bilimsel ve bütünsel perspektife sahip yeni, farklı ve özgün bir ortak akıl ve çözüm düzlemine sahip oluyor.

Küresel iklim değişikliğinin yansımaları büyük bir mücadele alanı haline geldi.

Pandemi gıda yönünden, savaşlar tarımsal girdiler yönünden kendi kendine yeterliliğin önemini artırdı. Ülkemizde gıda enflasyonu çok yüksek ve geniş kitleler yetersiz beslenme ile karşı karşıya kalıyor. Çiftçiler yorgun, ümitsizler ve yaşlanıyorlar. Gençler köyleri terk edip kentlere savruluyor, geleceklerini orada arıyorlar, tarım arazileri boşalıyor.

Topraklar bozuluyor, sular kirleniyor

Milyonlarca yılda oluşan topraklarımız bozulup, harap oluyor ve her geçen gün vahşi bir kullanıma maruz bırakılarak, güncel çıkarlara terk edilen, giderek azalıp niteliğini yitiren yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız, tüm doğal varlığımızın yok edilişi bizleri, yarınki tüm kuşaklarımızı karanlık bir geleceğe mahkûm ediyor.

Tarım, gıda, çevre alanlarındaki sorunlar her geçen gün derinleşirken, bütüne bakmayan, sorun bazlı, yüzeysel politikalar kalıcı çözümler üretemiyor. Yeni bir anlayış ve vizyon ihtiyacı belirginleşti. Bu durumun farkında olan kişiler ve üyesi oldukları kuruluşlar 5 yılı aşkın bir süredir sürdürülen çabalar sonucunda yeni, farklı ve işlevsel bir yapılanma oluşturdu.

Bugüne kadar daha çok tek boyutlu, tek........

© Ekonomim