menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarımsal ürünlerde ihracat yasağı fiyatları düşürür mü?

36 0
08.04.2025

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın ithalata getirdiği vergi uygulamaları “yeni bir dünya düzen kuruluyor” diye yorumlayanlar var. Serbest ticaretin yerini kontrollü ve korumacı politikalar alıyor.

Dünya bu vergileri konuşurken Türkiye’de daha çok gıda enflasyonu ile mücadele çerçevesinde içerde artan gıda fiyatlarını kontrol etmek için ihracat yasağı, kısıtlama, fon ve benzeri araçlar devreye sokuluyor. Sadece ihracata yönelik tedbirler alınmıyor, gümrük vergileri düşürülerek veya sıfırlanarak ithalat kapıları da açılıyor. Son örneği mısırda yaşandı. Artan fiyatları durdurmak için mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130’dan yüzde 5’e düşürüldü.

Tüketiciyi korumak için başvurulduğu söylenen ihracat yasağı ve kısıtlamaların tüketiciyi ne kadar koruduğu tartışılır ancak üreticiye, ihracatçıya ve ülkenin ihracat pazarlarındaki prestijine ciddi zarar verdiği çok açık.

Türkiye gibi 200’e yakın tarım ürünü üreten, ihraç eden ve bu ürünlerden de en az 10 tanesi dünya üretiminde ilk 5’te yer alan bir ülkenin elbette dış ticaret politikası çok hassas bir dengede yürütülmeli. Bir yandan üretiminde dünya birincisi olduğumuz fındık, üzüm, incir gibi ürünlerde yüksek fiyat nedeniyle tüketici alıp tüketememekten şikayetçi bir yandan da dönemsel iklim şartları nedeniyle üretimdeki dalgalanmalar nedeniyle üretici ürettiği üründen para kazanamadığından yakınıyor. Bunun üzerine gelen ihracat yasağı ve diğer kısıtlamaların faturasını da genellikle üretici ödüyor.

Yurt içinde tarım ve gıda fiyatları artınca akla gelen ilk ve tek çözüm ihracatın kısıtlanması, belli bir dönem yasaklanması veya fon konularak ihracatın fiili olarak durdurulması, ithalatla üreticiyi terbiye etmek en kolay yol olarak görülüyor. Tüketiciyi korumak amaçlı olarak bu tür kararlar alındığında üreticinin de mutlaka desteklenmesi, uğradığı zararın karşılanması gerekir. Örneğin fiyatlar maliyetin altına düşünce de müdahale edilerek üreticinin korunması şart. Aksi taktirde üretici üretimden çekilmek zorunda kalıyor.

Ticaret Bakanlığı son olarak limon ihracatının 8 Nisan 2025 itibariyle geçici olarak durdurulduğunu açıkladı.

Bakanlığın “ Limon ihracatı 8 Nisan 2025 tarihi itibariyle geçici olarak durdurulmuştur” başlığıyla yapılan açıklamasında aynen şu bilgilere yer veriliyor: “ Son dönemde ülkemizin belirli bölgelerinde yaşanan soğuk hava ve don vakaları dikkate alınarak, limon ürününde yurt içi arz ve talep dengesinin korunması ve arz güvenliğinin öncelenmesi hedefiyle, Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak, 8 Nisan 2025 tarihinden itibaren limon ihracatının durdurulması kararı alınmıştır.

Bilindiği üzere, gıda arz güvenliğinin sağlanması hedefiyle, tarımsal ürünlerin ve gıda maddelerinin arz ve talep dengesi ile yurt içi ve yurt dışı fiyat gelişmeleri yetkili kurumlar tarafından yakından takip edilmektedir. Bu amaç doğrultusunda yerli üretimin korunması ve arttırılması, spekülatif fiyat artışlarına meydan verilmemesi amacıyla, ihtiyaç duyulması halinde dış ticaret politikası araçları, ilgili kurumlarla koordinasyon halinde Ticaret Bakanlığımızca kullanılmaktadır.

Diğer taraftan, yakın zamanda özellikle Adana, Mersin ve Hatay illerimizde yaşanan don vakalarına ilişkin olarak Tarım ve Orman Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar neticesinde, gerekli tedbirlerin alınmasında fayda olduğu kanaatine varılmıştır.

Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığımızla yapılan koordinasyon neticesinde, limon ürününün, 8 Nisan 2025 tarihinden........

© Ekonomim