Öyle borçlanan işte böyle öder!
Türkiye’de Hazine ile vatandaşın durumu bir yönden birbirine çok benziyor. Hazine borcunu çevirebilmek için sürekli yeni borç almak, vatandaş da aynı şekilde kredi kartı borcunu ödeyebilmek için yeni borçlanmaya gitmek, bunun için de diğer kredi kartını kullanmak durumunda…
Vatandaş yıpranmış cüzdanını çıkarıyor, bir bakıyorsunuz en az dört-beş kredi kartı. Bir kartın borcu, daha doğrusu en az ödeme tutarı bir şekilde diğer kartla kapatılıyor. Kapatılıyor ama bu işlem sürekli olarak faiz yükü oluşmasına yol açıyor. Tam bir kısır döngü. Borca batan vatandaş tümüyle batmamak için debelenip duruyor; günü, ayı kurtarmaya çalışıyor. Müthiş bir çaresizlik…
Hazine’nin durumu çok farklı mı ki?
Bu köşede dün Hazine’nin nasıl yüksek faizle borçlandığını aktardım. Dünkü veriler sabit faizli borçlanmada oluşan verilerdi. Bugün ise faizin üç borçlanma şekli itibarıyla nasıl seyrettiğine yer veriyorum. Veriler 2017’den bu yana olan dönemi kapsıyor. Bu yılın verileri haziran sonundaki durumu gösteriyor. Her ne kadar 2024’ten sonra yön biraz aşağı dönmüşse de genel eğilimin nasıl yukarı olduğu ortada.
Daha şunun şurasında 2020’de yıllık bazda yüzde 10 dolayında faizle borçlanılırken şimdi gelinmiş yüzde 35-40’lara…
Giderek........
