Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Dalokay’ın fotoğraflarını bir ‘yavaşlığa övgü’ ya da yoğunlaşmaya davet gibi görmek ve hissetmek mümkün. Modern hayat denilen hengameye bir parça panzehir.
İyi fotoğrafın ve iyi resmin insanı durduran, en azından bir süre hareketsiz bırakan bir yönü var. İyi fotoğraf ya da iyi resimle karşılaşma anı -en azından benim için- bir donup kalma, bir ‘durma’ anıdır: hayatta bir kesinti, bir aralık, bir asılı kalma ve bazen bir ‘tefekkür’ anı. Hayatın akışını bozan ya da ‘paranteze alan’ bir andır bu. Çok eskilere gidersek, Kant’ın ‘yüce’ tanımında da böyle bir şey vardır: yüce bir şey gördüğümüzde -bir manzara, bir resim, bir şey- bir huşuya kapılır ve zamanda asılı kalırız.
Bu girizgahı ve düşünceleri harekete geçiren şey yakın zamanda gördüğüm bir sergi oldu: Ayşegül Dalokay’ın Zihin Dalgaları adlı fotoğraf sergisi. Dalokay’ın sergisine girdiğimde, daha ilk fotoğrafın önünde o ‘durma’ ya da donup kalma (veyahut dalıp gitme) anını yaşadım. Bir yavaşlığa, bir tefekküre, bir yoğunlaşmaya davet gibiydi fotoğraflar.
Fotoğraftan çok resme duran bu işleri kendisi ‘bir sığınak’ olarak tasarlamış, malum modern dünyanın hızından (ve lanetinden) azade bir sığınak, bir barınma, bir kaçma yeri. Bu yeri, kadim duyguların rock’n’roll grubu Beatles’ın bir şarkısına (There is a Place) referansla şöyle açıklamış:
There is a........© Ek Dergi
