menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital bağımlılık, kumar yaşı, sosyolojik travmalar!

44 0
sunday

Dijital bağımlılık aldı başını gidiyor, sosyal medya ile asosyalleşiyoruz, yapay zekayla konuşma, yazma yetilerimizden sonra düşünme yeteneğimizi de kaybediyoruz derken, uyuşturucu ve özellikle de kumar bağımlılığı alarm veriyor!

Yaşar Üniversitesi’nin bu yönde ortaya koyduğu veriler ilginç olmanın ötesinde ürkütücü!

Gelin önce bu yöndeki habere bir göz atalım:

Geleceği tehdit eden üçgen: madde, kumar, dijital

Kumar bağımlılığı yaşı 15’e düştü

Türkiye’de kumar bağımlılığı başvuruları son 3 yılda 2,5 kat artarken, başlangıç yaşı 15’e kadar düşmüş durumda.

Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen “Bağımlılık 360: Birlikte Güçlüyüz” etkinliğinde, uzmanlar kumar, madde ve dijital bağımlılık konularında bilgiler verdi.

Dünyada her bir dakikada sosyal medya platformlarından 138,9 milyon videonun izlendiğini gösterirken kumar bağımlılığında yaşın 15’e düştüğü ve her 10 kişiden birinin kumar oynadığı paylaşılarak bağımlılığın hızla arttığına dikkat çekildi.

Uzmanlar, madde kullanımı durdurulduğu takdirde şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ağır ruhsal rahatsızlıkların 4’te 1’inin hiç ortaya çıkmayacağını söyledi.

“GÜÇLÜ TOPLUM BİLİNÇLİ BİREYLERLE MÜMKÜN”

Açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, topluma hizmetin üniversitelerin asli unsurlarından biri olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Üniversitede ‘Biz bir aileyiz’ diyoruz, o zaman her ailenin potansiyel olarak başına gelebilecek sıkıntılardan biri de bağımlılık mevzusu. Çalışanlarımız ve öğrencilerimize yönelik bu eğitimleri farklı kulvarlarda veriyoruz. Dijital bağımlılık, alkol ve madde bağımlılığı ile kumar bağımlılığı birbirinden bağımsız değil. Geçişleri iyi anlamalıyız çünkü karşımızdaki düşman ayrı ayrı savaşmıyor. Aralarındaki köprüleri yıktığımız an bir adım öne geçmiş olacağız. Bağımlılığa karşı önce bilinçlenmeyi, sonra korumayı en son ise birlikte çözüm üretmeyi planlıyoruz. Güçlü bir toplum ancak bilinçli bireylerle mümkün.”

DİJİTAL DÜNYANIN DEVASA BOYUTU

Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Hasan Koltuksuz tarafından paylaşılan veriler, dijitalleşen dünyanın hızını ve bu süreçte karşılaşılan siber risklerin ciddiyetini gözler önüne serdi.

Küresel dijital pazarlama ajansı We Are Social’ın Ekim 2025 verilerine göre, dünya nüfusu 8,25 milyar seviyesine ulaşırken, bu nüfusun yüzde 73,2’si (6,04 milyar kişi) aktif internet kullanıcısı haline gelmiş durumda.

Mobil cihaz sahipliği ise dünya genelinde 5,78 milyar ile nüfusun yüzde 70,1’ini kapsıyor. Sosyal medya platformları ise 5,66 milyar kullanıcı kimliğiyle küresel çapta devasa bir iletişim ağı oluşturuyor.

HER DAKİKA MİLYONLARCA VERİ ÜRETİLİYOR

İnternet dünyasında sadece bir dakika içerisinde gerçekleşen trafik, dijital ekosistemin büyüklüğünü kanıtlıyor. Prof. Dr. Koltuksuz, Domo yazılım şirketi tarafından hazırlanan verileri paylaştı:

“Dünyada her 1 dakika içinde; 251,1 milyon e-posta gönderiliyor,

5,9 milyon Google araması yapılıyor,

sadece Facebook ve Instagram platformlarında 138,9 milyon "Reels" videosu izleniyor.

Bu yoğun trafik içerisinde güvenlik ihlalleri de dikkat çekici boyutlarda; her dakika ortalama 4 bin 80 veri kaydı siber saldırılar sonucu tehlikeye giriyor.”

Prof. Dr. Koltuksuz, dijital dünyada yaptıkları paylaşımları iki kere düşünmeleri gerektiğini söyleyerek çocuk istismarı, banka hesap numarası kullandırma ve kiralama, cinsel taciz ve sanal kumar sorunlarına dikkat çekti.

10 KİŞİDEN BİRİ KUMAR OYNUYOR

Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Oya Mortan Sevi ise kumar bağımlılığının ortaya çıkış şekli, sürecin devamı ve tedavisiyle ilgili bilgiler aktardı.

Doç. Dr. Sevi’nin paylaştığı verilere göre: Türkiye’de kumar bağımlılığı başvuruları son 3 yılda 2,5 kat artarken, başlangıç yaşı 15’e kadar düşmüş durumda. 2025 Yeşilay raporu her 10 kişiden birinin kumar oynadığını gösterirken, dünya genelinde ergenlerin yüzde 17,9’u son bir yılda bu riskle tanışmış görünüyor.

Tablonun en sarsıcı yanı ise bu bağımlılığa eşlik eden 1/4 oranındaki intihar riski olarak öne çıkıyor.

MADDE BAĞIMLISI HÜKÜMLÜ SAYISI ARTIYOR

Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü’nden Doç. Dr. Umut Kırlı ise İçişleri Bakanlığı verilerine göre madde nedeniyle tutuklu hükümlü sayısı 7 yıl içinde 36 binden 128 bine yükseldiğine, Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre ise madde nedenli mahkum sayısının ise 341 bin 497 olduğuna dikkat çekti. Öte yandan, kendi yaptığı araştırmanın sonuçlarını paylaşan Doç. Dr. Kırlı, madde kullanımının psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasını tetiklediğini söyleyerek “Maddeyi durdurursak, şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ağır ruhsal rahatsızlıkların 4’te 1’i hiç ortaya çıkmayacak” dedi.

Sayısal veriler korkutucu ama daha ürkütücü olan söz konusu oranların her geçen gün daha da arttığı.

Başta dijital bağımlılık olmak üzere tüm bağımlılıkların yarattığı moral ve motivasyon erezyonu sosyalojik travmaları da beraberinde getiriyor.

Bu bizde böyle de diğer ülkelerde farklı değil. Dünya genelinde ele alınması gereken bir konu ama görünen o ki onlar bu konuda çok yavaş ve biz onların keyfinin yerine gelmesine bekleyemeyiz.

Savaşlar konusundaki vurdumduymazlıklarına bakıldığında kendi göbek bağımızı kendimiz kesmemiz gerekiyor.

Söz konusu bağımlılık sadece yasalarla çözülecek bir konu değil. İyi insan, iyi yurttaş, iyi birey yetiştirmenin yana eğitimin en önemli görevi ve sanki sınavlar yüzünden sanki bu konuyu da biraz ihmal ettik.

Yeni eğitim reformunun önceliği kesinlikle istihdam, bağımlılıklardan korunma, sorumluluk bilinci ve liyakat olmalı!..


© Eğitim Ajansı