GİB’in Varlık Barışı rehberi sorularımızı yanıtladı mı?
Gelir İdaresi Başkanlığı, 28 Temmuz’da “Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberi”ni (Yayın No: 613) infografiklerle birlikte kullanıma sundu. Rehber, soru-cevap formatında ve örnekli; bu yönüyle mükellef ve meslek mensupları için faydalı bir başvuru kaynağı. Peki bu köşede daha önce iki yazıyla gündeme taşıdığımız tartışmalı hususlara cevap veriyor mu?
Hatırlatayım; yanıt beklediğimiz sorular şunlardı:
1 Kanunun yürürlük tarihi olan 4 Haziran 2026’dan sonra elde edilecek gelirler için de varlık barışından yararlanılabilecek mi? Bir başka deyişle af, ileriye doğru da geçerli mi?
2 Varlık barışının koruması KDV tarhiyatlarını da kapsıyor mu?
3 İlliyet bağı hangi belgeyle, hangi standartta ispatlanacak?
4 Makbuz/fatura düzenlememeye bağlı özel usulsüzlük cezaları korumaya dahil mi?
5 Taahhüt şartının ihlalinin bedeli nedir?
6 Mükellefiyet kaydı bulunmayanlar, halihazırda banka hesaplarında bulunan varlıkları için yararlanabilecek mi?
Rehberin yanıtladıkları
1 KDV açıkça kapsama alındı. Rehber, mahsup mekanizmasını anlattığı her iki yerde de “gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden vergi tarhiyatı yapılmaz» ifadesini kullanıyor. Danıştay 9. Dairesi›nin içtihadına dayanarak savunduğumuz «illiyet bağı kurulabiliyorsa KDV de gelire bağlı olarak korunur» görüşü, idarece de benimsenmiş oldu. Bu, rehberin en önemli ve mükellef lehine netleştirmesi.
2 “Ittıla” nüansı: sınır, idarenin haberdar olması değil, incelemenin başlaması. Rehberde dikkatlerden kaçabilecek ama bence kritik bir cümle var: Konu vergi dairesinin veya inceleme elemanlarının bilgisine (ıttılaına) girmiş olsa bile, vergi incelemesine başlanmasından veya takdire sevkten önce bildirim yapılmışsa korumadan yararlanılabilecek. Yani kendisine izah/uyarı yazısı gelen, hakkında bilgi toplandığını öğrenen mükellef için kapı henüz kapanmış değildir; kapanma anı, incelemeye başlama tutanağı veya takdire sevk işlemidir. Ancak bu dar aralığa güvenip beklemek büyük risktir; öğrenilen her işaret, bildirimi öne çekme nedenidir.
3 İnceleme başladıktan sonra yapılan bildirim: mahsup dahi yok. Rehber, incelemeye başlandıktan veya takdire sevkten sonra yapılan bildirimlerin tarhiyata engel olmayacağını, üstelik bildirilen tutarların bulunan matrah farkına mahsup dahi edilemeyeceğini açıkça yazıyor.........
