menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üretimden sofraya, maliyetlerden beklentilere

16 0
25.03.2026

Türkiye ekonomisinin 2022 yılının başından 2026’nın ilk çeyreğine kadar uzanan serüve­ni, makroekonomik verilerin yalnızca kâğıt üze­rindeki rakamlardan ibaret olmadığını, toplumsal psikolojinin ve "gelecek tahayyülünün" bu rakam­larla nasıl iç içe geçtiğini açıkça ortaya koydu. Fi­yat endeksleri ile Tüketici Güven Endeksi arasın­daki doğrusal olmayan ancak son derece kuvvetli bağı analiz etmek için eşsiz bir laboratuvar işlevi görüyor.

Üretim maliyetlerinin domino etkisi

2022 yılı, küresel tedarik zinciri kırılmaları­nın ve enerji krizinin Türkiye’deki üretim mali­yetlerini adeta bir fırtınaya çevirdiği yıldı. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), döviz kur­larındaki hareketlilikle birleşince Cumhuriyet tarihinin en keskin yükselişlerinden birini kay­detti. Üreticinin kapısındaki bu yangın, doğal olarak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) üzerinde muazzam bir baskı oluşturdu.

Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki bu kore­lasyon, tüketicinin "bugün almazsam yarın daha pahalıya alırım" mantığını tetikledi. İşte bu nok­ta, fiyat endekslerinin Tüketici Güven Endeksi ile yollarının kesiştiği ilk duraktır. Üretici fiyatların­daki kontrolsüz artış, tüketicide "fiyat istikrarının kaybolduğu" algısını yerleştirerek güven endeksi­nin 2022 yazında 63,4 puan gibi tarihi dip seviye­lere gerilemesine neden oldu. Zira tüketici, üre­ticinin maliyetini nihai ürüne yansıtacağını bili­yordu ve bu durum gelecek beklentilerini kararttı.

Mutfaktaki yangın: Tarım-ÜFE ve gıda enflasyonu

Türkiye gibi gıda harcamalarının........

© Dünya