Türkiye’nin sosyo-ekonomik çehresinde kadın: Veriler ne söylüyor?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve UN Women Türkiye iş birliğiyle yayımlanan “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın: 2025” raporu, ülkemizdeki toplumsal yapının röntgenini çeken çarpıcı veriler sunmaktadır. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin toplam nüfusu 86.092.168 olarak kaydedilirken, bu nüfusun I,98’ini kadınlar (43.032.734 kişi) oluşturmaktadır.
Neredeyse yarı yarıya paylaşılan bu demografik tabloda, kadınların sağlığa erişimden karar alma mekanizmalarına, eğitimden işgücü piyasasına kadar olan yolculuğu, Türkiye’nin ekonomik kalkınma hedefleriyle doğrudan ilişkilidir.
Sağlıkta ilerleme ve yaşam süresi
Sağlık göstergeleri, kadınların yaşam kalitesi açısından umut verici bir tablo çizmektedir. Türkiye’de kadınların doğuşta beklenen yaşam süresi 80,7 yıl iken, erkeklerde bu süre 75,5 yıldır. Ancak dikkat çekici olan, "sağlıklı yaşam süresi" verisidir. Kadınların sağlıklı yaşam süresi 56,3 yıl olarak hesaplanırken, bu rakam Avrupa Birliği ortalaması olan 62,8 yılın bir hayli gerisinde kalmaktadır.
Sağlık hizmetlerine erişimde ise modernleşme belirgindir. 2024 yılı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların oranı ,4’e ulaşmış, doğum öncesi bakım kapsamı ise ,6 gibi neredeyse tam kapasiteye yaklaşmıştır. Bu durum, anne ölüm oranının 100 bin canlı doğumda 11,5 seviyesinde tutulmasında kritik bir rol oynamaktadır.
Eğitimde cam tavanlar ve ortalama süre
Eğitim, kadınların ekonomik bağımsızlığının anahtarıdır. 2024 yılı itibarıyla 25 yaş ve üzeri kadınlarda en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı ,3'e yükselmiştir (erkeklerde bu oran 'dir). Kadınların ortalama eğitim süresi 2011 yılında 6,4 yıl iken 2024 yılında 8,3........
