Makro kazanımlar mikro gerçeklerle yüzleşirken denge arayışındaki ekonomi
Türkiye ekonomisi, tarihi bir yol ayrımında bulunmaktadır. Bir yanda, uygulanan yeni ekonomi politikaları çerçevesinde elde edilen, her ne kadar kırılgan olsa da, bazı umut verici makroekonomik kazanımlar göze çarpmaktadır. Diğer yanda ise, bu görünürdeki istikrar, sıradan vatandaşın günlük hayatında hissettiği yüksek yaşam maliyeti ve reel gelirdeki erime ile keskin bir tezat oluşturmaktadır.
Dahası, tüm bu hassas denge, hem küresel ekonomideki köklü değişimler hem de Türkiye ekonomisinin derin yapısal sorunları nedeniyle sürekli olarak ciddi risklerle karşı karşıyadır. Bugünkü yazımızda makroekonomik kazanımlarını ele alacağımız Türkiye’nin son dönemdeki ilerlemesinin yalnızca yüzeysel ve geçici kalmaması, toplumsal refahta anlamlı ve kalıcı bir iyileşme sağlaması için kısa vadeli politik kazanımların, uzun vadeli yapısal reformlarla sağlamlaştırılması gerektiğini savunmaktadır.
Bu makro ve mikro gerçeklikler arasındaki çelişki, Türkiye’nin ekonomik geleceğinin şekilleneceği en kritik sınamalardan biridir. Bu yol ayrımında, geçici bir denge mi yoksa kalıcı bir istikrar mı elde edileceği, atılacak adımların bütünsel ve kararlı bir nitelik taşımasına bağlıdır.
Makroekonomik iyileşme cephesi: Dış ticaret ve finansal göstergeler
Son birkaç yıllık dönemde Türkiye’nin dış ticaret verileri, dikkat çekici bir toparlanma eğilimi göstermiş ve genel makroekonomik tablo için umut verici bir sinyal olarak değerlendirilmiştir. 2023 yılında 255,4 milyar dolar ve 2024 yılında %2,5’lik bir artışla 261,9 milyar dolar seviyesine ulaşan ihracat,........
© Dünya
