menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel enerji krizi ve Türkiye ekonomisi için yeni sınav

21 0
18.03.2026

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Ör­gütü’nün (UNCTAD) 10 Mart 2026 tarihli son raporu, dünya ekonomisinin sinir uçların­dan biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aske­ri gerilimin ürkütücü boyutlarını gözler önüne seriyor. Türkiye gibi enerji dışa bağımlılığı yük­sek ve enflasyonla mücadele eden bir ekonomi için bu tablo, sadece bir "jeopolitik risk" değil, aynı zamanda ciddi bir makroekonomik tehdit anlamına geliyor.

Hürmüz Boğazı, küresel seyrüsefer petrol ti­caretinin dörtte birini ve LNG ticaretinin yak­laşık ’unu sırtlayan bir geçit. Ancak rapo­run altını çizdiği üzere, bu sadece bir petrol krizi değildir. Boğazdan geçen gübre hacmi, kü­resel deniz yoluyla yapılan gübre ticaretinin üçte birini oluşturuyor. Bu durum, enerji ma­liyetlerinin artışıyla birleştiğinde, gıda arz gü­venliğini doğrudan sarsacak bir "maliyet fırtı­nası" yaratıyor.

Enerji ve enflasyon sarmalı

Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olan enerji ithalatı, Hürmüz’deki bu tıkanmadan iki koldan darbe alıyor. İlk olarak, fiyatlardaki dra­matik sıçrama dikkat çekici. Brent petrolün va­ril fiyatı ve Avrupa doğal gaz vadeli işlemler fi­yatında ilk üç haftalık artış muazzam. Türkiye, cari açığını ve enflasyonunu dizginlemeye ça­lışırken kapısında beliren bu yeni maliyet şo­ku, akaryakıt fiyatlarından elektrik tarifelerine kadar her alanda baskı oluşturacaktır.

Türki­ye'nin yıllık enerji ithalat faturası, fiyatlardaki bu seyir devam ederse........

© Dünya