Diplomanın değişen getirisi ve yapısal sınav
Küresel salgının ardından Türkiye ekonomisi, bir yandan yüksek enflasyon, kur oynaklığı ve dalgalı büyüme patikasıyla mücadele ederken diğer yandan işgücü piyasasında köklü bir yapısal dönüşüm sürecinden geçmektedir.
Pandemi sonrası dönemde yükseköğretim mezunlarının istihdam dinamikleri, sadece bireysel kariyer tercihlerini ve hanehalkı gelir beklentilerini değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin katma değer üretme kapasitesini, toplam faktör verimliliğini ve eğitim-istihdam ekosistemindeki derin yapısal uyumsuzlukları da net bir şekilde gözler önüne sermektedir.
İstihdam oranlarındaki dönüm noktası
TÜİK’in 2022-2025 yılları arasındaki Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri verileri bütüncül biçimde incelendiğinde, salgın sonrasında ertelenen iç ve dış talebin canlılığıyla lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranının 2021’deki q,1 seviyesinden 2023 yılında u,6’ya kadar yükseldiği görülmektedir. Benzer biçimde ön lisans mezunlarında da c,0’ten g,7’ye varan belirgin bir toparlanma yaşanmıştır.
Ancak makroekonomik dengelenme politikaları, iç talepteki yavaşlama, artan finansman maliyetleri ve büyümedeki ivme kaybının etkisiyle 2024 ve 2025 yıllarında bu eğilim terse dönmüştür. 2025 yılı itibarıyla lisans istihdam oranı s,9’a, ön lisans oranı ise e,7’ye gerilemiştir. Bu veriler, iktisadi konjonktürün ve makroekonomik sıkılaşmanın işgücü emilim kapasitesi üzerindeki kısıtlayıcı etkisini açıkça ortaya koymaktadır.
Uzmanlaşmanın getirisi ve yüksek katma değer
Verilerin sunduğu en çarpıcı makroekonomik gerçeklik,........
