Yeni dünya düzensizliği şekillenirken…
Geçtiğimiz hafta Davos’ta Trump, bir kez daha ‘Dünyanın Başkanı Benim’ edasıyla jeopolitik şantajlar ve ekonomik kabadayılık eşliğinde, işlevsel diplomasi şovu yaparak dünyanın ve küresel gündemin içinden geçti!..
Schwab sonrası yeni yönetimin ilk kez sahneye çıktığı, ‘diyalog’ temasıyla ‘Yeni dünya düzeni nasıl olacak?’ sorusuna yanıt aranan ve yüksek etkileşimli bu Davos’un baş aktörlerinden biri oldu. Pek çok açıdan sansasyonel açıklamalar, tavırlar ve yankılarla, son yılların en hareketli, en dinamik, hatta en gergin Davos’u yaşandı.
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 1971’den beri 56. kez düzenlediği Davos 2026’ya, 60’tan fazla devlet başkanı, rekor 400’ü aşkın siyasi lider ve yaklaşık 830 CEO katıldı. Zirve, hafta boyunca dünya manşetlerini domine etti.
Teknoloji dünyasını yöneten CEO’lar ve üst düzey şirket yöneticilerinin, siyasi liderleri hem görünürlükte hem de tartışma gündeminde gölgede bırakmasıydı. Bu da bana göre, toplumsal tercihlerden ziyade teknoloji ve sermayenin devleti fiilen yönettiği, insanlığın ‘teknokrasi’ ile geleceğini çizdiği yeni bir döneme girdiğimiz anlamına geliyor…
Son yılların Davos temalarını ve odak noktalarını, 3 bölüme ayırarak aşağıda özetledim. Bunu, küresel elitlerin........
