menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital Hürmüz Boğazı çöker mi?

22 0
04.03.2026

28 Şubat 2026’da “Epic Fury” (Epik Öfke) ve “Roa­ring Lion” (Kükreyen Aslan) operasyonları ile başlayan ABD-İs­rail-İran çatışma­sı, harp tarihinde ya­pay zekanın kumanda merkezlerinde ilk kez ve yoğun biçimde bi­rincil rollerde kullanıldığı sa­vaş olma özelliği ile anılacak.

Sahada OpenAI, xAI ve Palan­tir gibi ABD merkezli devlerin as­keri entegrasyonları zaten bilin­mekle birlikte, bu operasyonun karar destek süreçlerinde (ABD yönetiminin kısıtlama kararları­na rağmen) etik bariyerleri esne­tilmiş bir Anthropic (Claude) varyantının “ön planda” kullanıl­ması, askeri yapay zeka liginde yeni bir sayfa açtı. Buna karşılık, taraflar asla resmi açıklama yap­masa ve İran’ı destekliyor mu­sunuz sorularına jenerik yanıt­lar verse de İran da muhtemelen Çin’in SenseTime ve Rusya’nın Sber tabanlı algoritmik desteğini arkasına alarak bir “karşı-yapay zeka kalkanı veya saldırı plat­formu” oluşturmaya çalışıyor.

Artık veri merkezleri de stratejik ve birincil hedef!

Şurası kesin; artık taraflar kla­sik savaşların ilk hedefi olan as­keri üsler ve limanların yanı sı­ra, nükleer tesisler ve mühimmat depolarıyla aynı stratejik ağırlık­ta veri merkezlerini de hedef alı­yor. Bu durum, askeri sistemlerin teknolojiyle kurduğu o kaçınılmaz “simbiyotik bağımlılığın” do­ğal sonucu. Hiç kuşku yok ki bu­gün veri merkezleri, modern eko­nominin ve savunmanın Dijital Tıkanma Noktaları........

© Dünya