Maliye'nin yeni müfettişi: Yapay zekâ
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de vergi idareleri dijital dönüşümün en yoğun yaşandığı kamu kurumlarının başında geliyor. Birkaç yıl öncesine kadar elektronik beyanname, e-fatura ve e-defter uygulamaları önemli bir yenilik olarak görülürken, bugün artık bambaşka bir döneme giriyoruz. Bu yeni dönemin adı yapay zekâdır.
Türkiye'de Gelir İdaresi Başkanlığı uzun süredir dijital verileri etkin şekilde kullanıyor. e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Defter, POS kayıtları, banka hareketleri, tapu bilgileri, noter işlemleri, SGK verileri ve kamu kurumlarından elde edilen bilgiler tek bir veri havuzunda değerlendirilebilmektedir. Yapay zekâ uygulamalarının gelişmesiyle birlikte bu veriler artık sadece depolanmayacak; anlamlandırılacak, ilişkilendirilecek ve analiz edilerek risk puanları oluşturulacaktır.
Avantajı fazlasıyla var
Yapay zekâ yalnızca teknolojik bir gelişme değil, aynı zamanda vergi yönetiminin anlayışını değiştiren stratejik bir dönüşümdür. Esas hedef, milyonlarca veriyi aynı anda analiz ederek riskleri önceden tespit edebilmek, kayıt dışılığı azaltmak ve vergiye gönüllü uyumu artırmaktır. Öncelikle vergi denetimleri daha isabetli hale gelecektir. Eskiden rastgele veya sınırlı kriterlere göre seçilen mükellefler yerine, gerçekten risk taşıyan işletmeler tespit edilebilecektir.
Yapay zekâ, birbirinden bağımsız görünen milyonlarca işlemi birkaç saniye içerisinde karşılaştırarak olağan dışı hareketleri tespit edebilir. Aynı sektörde faaliyet gösteren işletmeler arasındaki kârlılık farklılıkları, sahte belge düzenleme ihtimalleri, zincirleme KDV organizasyonları veya gerçek ekonomik faaliyetle bağdaşmayan finansal hareketler klasik yöntemlere göre çok daha kısa sürede ortaya çıkararak kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli bir başarı sağlayacaktır.
Bir diğer avantaj........
