Kimi insan ev, kimi ev insan peşinde
“Türkiye’de yaşadıktan sonra SSCB’ye olan kızgınlığım biraz azaldı” demişti gülerek Rus bir arkadaşım. “Hiç değilse 70 yılda hepimizi ev sahibi yaptığına şükrettim!” 90’ların sonuydu; ‘yeni Rusya’ krizden krize savruluyordu. Arkadaşım da birkaç yıl İstanbul’da şirket yöneticiliği yapıp Moskova’ya dönmüştü. İki ülkeyi kıyaslarken en çok, “Nasıl bu kadar fazla insan Türkiye’de kirada yaşıyor?” diye şaşırmıştı.
Yine Moskova’da, 2000’lerin başında sohbet ettiğim bir Amerikalı, “Şu haliyle bile ortalama bir Moskovalı, ortalama bir Amerikalıdan zengin” demişti. Şaşkınlığımı görünce açıklamıştı: “Hemen hepsinin, bugünkü şartlarda en az birkaç yüz bin dolar eden kendi konutu var; mortgage’siz, borçsuz! İstedikleri an satsalar o kadar temiz paraları olur. SSCB’nin ölüsünden bile bu kadar miras kalmış. Amerikalıların çoğu, kağıt üzerinde sahibi oldukları eve ömür boyu mortgage kredisi ödüyor; yani hepimiz borç........
© Dünya
