İhracat ve ithalatta azalmanın nedenleri ve sonuçları
Geçen hafta açıklanan Mayıs ayı “Genel Ticaret Sistemi” kapsamındaki dış ticaret istatistikleri 2025’in Mayıs ayına kıyasla son derece hacimli bir düşüş yaşandığını gösterdi. Bir yılda ihracat yüzde 9,5, enerji ve parasal olmayan altını hariç tutarsak yüzde 11,5 oranında azalmış durumda. İthalat ise aynı dönemde yüzde 10,8, enerji ve parasal olmayan altın hariç yüzde 16,2 azalmış bulunuyor. Bu çarpıcı gelişme dış ticarette yeni bir eğilimin başlangıcı mı yoksa istisnai bir durum mu şimdilik bilmiyoruz. Ocak-Nisan döneminde böyle değildi. Nitekim ilk 5 ayda geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracatta az da olsa yüzde 0,2’lik ithalatta yüzde 1,1’lik artış var. Geçen yıla kıyasla dış ticaret açığının da yüzde 3,2 artışla 42 milyar 700 milyon dolara yükseldiğini belirtelim.
Bu gelişmede dikkat çeken husus ihracatın yanı sıra ithalatın da azalmasıdır. Bu iki kalemi ayrı ayrı mercek altına alarak bu hacimli azalmanın kaynaklarını belirleyip nedenlerini tahmin etmeye çalışalım.
İhracatın sorunu rekabet gücü kaybı
İhracatta duraklamanın başlıca nedeninin Türk Lirasının reel olarak değerlenmesinin rekabet gücündeki ciddi kayıp olduğu uzun süredir biliniyor. İmalat sanayi ihracatında gıda, tekstil, giyim gibi düşük teknolojili ürünlerin Ocak-Mayıs döneminde yıllık azalma yüzde 8,9. Bu sektörlerin uluslararası rekabette maliyetlere en duyarlı sektörler olduklarını biliyoruz. Bu bağlamda TÜSİAD’ın üç ayda bir yayınladığı Rekabet Gücü Endeksi daha ayrıntılı........
