menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enflasyonda düşüş durdu. Ne yapılabilir?

21 0
06.04.2026

Mart ayında tüketici fiyat en­deksi (TÜFE) TÜİK’e göre yüzde 1,9 arttı. Geçen yılın mart ayında artış yüzde 2,5 olduğundan yıllık enflasyon az da olsa yüzde 31,5’ten yüzde 30,9’a geriledi. An­cak dezenflasyonun diğer ifadeyle enflasyon oranında düşüşün bun­dan böyle devam edip etmeyeceği, ederse de düşüşün dura kalka mı yoksa sistematik ve nispeten hız­lı bir tempoyla mı gerçekleşeceği sorgulanır hale geldi.

Geçen yılın kasımdan bu yana yıllık enflasyon oranı yüzde 30,7 ile yüzde 31,1 arasında gidip geldi. 5 aydır yüz­de 30 seviyesinin altına inemeyen bir enflasyon gerçeği ile karşı karşıyayız. Mart ayında savaş çıkmayıp yakıt fi­yatlarında artış yüzde 4,5 yerine yüz­de 2,3 ile sınırlı kaysaydı yıllık TÜ­FE artışı ne olurdu diye baktım. Aylık artış yüzde 1,9 yerine yüzde 1,5 yıllık artış da yüzde 30,9 yerine yüzde 30,5 oluyor. Yani dezenflasyonun durakla­masından savaş sorumlu değil. Ama bundan sonra olacak gibi duruyor.

Öyle ise kim sorumlu? Bu soruya makro iktisat camiasında verilen ya­nıtlar muhtelif. Kimi meslektaş TC­MB’nin faizi yeterince yüksek tut­madığını, indirimlerde gevşek dav­randığını, bunun da gerek talep gerek beklenti kanalından dezenflasyon sü­recini olumsuz etkilediğini savunu­yor. Kimi meslektaş ise TCMB’nin ye­terince “şahin” davranmadığı fikrine kısmen katılsa da maliye politikası­nın yetirince sıkı tutulmamasını baş sorumlu olarak görüyor. Bu durumda enflasyon beklentileri de izlenen po­litikalara olan güvensizlik yüzünden TCMB’nin hedeflerinin çok üzerinde kalıyor.

Enflasyonla mücadelede bir diğer silah olan gelir politikası ise netame­li bir konu. Hükümetin kontrolünde iki gelir var: Memur maaşları ve as­gari ücret. Türkiye’de gelenek me­mur maaşlarına ve asgari ücrete........

© Dünya