menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapısal reformlar nedir? Türkiye ekonomisinde yapısal reformlara sıra ne zaman gelecek?

15 6
previous day

2025 yılının ilk iki ayı bittiği şu günlerde enflasyon süre­cinin beklentilerden daha yavaş düşmesi ve özellikle sürecin TC­MB’nin üzerinden yürütülmesi Yapısal reformların gereğini bir kere daha konuşulur hale getir­miştir. Bu yazıda çok söylenen ve yazılan yapısal reformlar ne­lerdir? Nasıl uygulanmalıdır so­rularına cevap aranacaktır.

Yapı­sal reformların sadece ekonomi içerikli olduğu konusu da yanlış düşünülen konulardandır. Eko­nomi dışında da yapılması gere­kenlerden bu yazıda kısaca bah­sedilecektir... Türkiye’nin yapı­sal sorunlarının konuşulması ve artık uygulamaya geçilmesi ge­reken bir dönemden geçtiğimiz bu dönemde alınacak kararların umarım toplumun tüm kesimle­rinin payı ölçeğinde karşılık bul­duğu ve kalıcı sonuçların sağla­nacağı bir yapı çıkarır.

Bugün Türkiye ekonomisinin makro boyutta yaşadığı temel yapısal sorunlar üzerine sohbet etmek istiyorum. Türkiye eko­nomisinin genel sorunlarını de­ğerlendirirken bazı sosyolojik ve toplumsal tespitleri yapmamız gerekiyor.

-Osmanlı sonrası Türkiye Cumhuriyetinin modern ekono­mi sürecine girebilmek için ye­terli sermayesinin olmaması,

-Gelişmiş ekonomilerin te­mel kurumlarının Türkiye’de geç kurulması ve gelişmesi,

-Nüfus yapısının eğitim ve öğretim sürecinin büyüme, kal­kınmaya yönelik desteğinin ye­tersiz kalması,

-Özellikle Osmanlı İmpara­torluğu’nun son iki yüz yıllık dö­neminin kayıplar ağırlıklı olma­sı, genç Cumhuriyetin de bu ka­yıp psikolojisi içinde tercihlerde bulunması ve ertelenmiş, gecik­miş tüketim talebindeki artış,

-Tüm bu perspektifte en önemli sorun dünya ekonomi­lerinin sanayileşme süreçleri­nin ve bu süreçlerin toplumsal değişimlerinde yarattığı etkinin Türkiye toplumunda yaşanma­mış olmasıdır.

Bu genel yapı ekonomide de yansımaları olmuştur. Özellikle toplumsal talepler ve bu taleple­re siyasetin verdiği karşılık uy­gulanan politikalarda ağırlıklı popülizmin izleri görülebilmek­tedir.

Bu süreçte özellikle 1938’e ka­dar ki politikalardaki planlı sa­nayileşme programları ile başa­rılanlar, ikinci dünya savaşı ve sonrası........

© Dünya