Faiz yüksek, enflasyon inatçı, kur baskılı
Faiz frene basıyor, enflasyon yolu uzatıyor, kur ise ekonominin direksiyonunu hassaslaştırıyor.
Türkiye ekonomisi 2026’nın ortasında üçlü bir baskı altında ilerliyor: yüksek faiz, dirençli enflasyon ve kontrollü ama kırılgan kur dengesi. Bu tablo yalnızca para politikasının değil; üretim yapısının, dış finansman ihtiyacının, güven sorununun ve küresel enerji şoklarının ortak sonucudur.
Ekonominin üçlü sıkışması
Türkiye ekonomisinin bugünkü fotoğrafı net: politika faizi 7 seviyesinde, yıllık enflasyon 2,61 düzeyinde, yıl sonu dolar/TL beklentisi ise 51 seviyesinin üzerinde. Bu üç gösterge birlikte okunduğunda ekonomi yönetiminin ne kadar dar bir koridorda yürüdüğü görülüyor.
Faizin yüksek tutulması, talebi soğutmak ve enflasyon beklentilerini kırmak açısından zorunlu görünüyor. Ancak yüksek faiz aynı zamanda kredi maliyetini artırıyor, yatırım iştahını zayıflatıyor, KOBİ’lerin finansmana erişimini güçleştiriyor ve iç talep üzerinden büyümeyi aşağı çekiyor. Türkiye’nin temel açmazı burada başlıyor: Enflasyonu düşürmek için ekonomiyi yavaşlatmak gerekiyor; fakat ekonomi fazla yavaşlarsa işsizlik, tahsilat sorunları ve şirket bilançolarında bozulma riski artıyor.
Bu nedenle bugünkü mesele sadece “faiz yüksek mi düşük mü?” sorusu değildir. Asıl soru şudur: Bu yüksek faiz, enflasyonu kalıcı olarak düşürecek kadar güven yaratıyor mu?
Enflasyon düşüyor ama inat kırılmış değil
Mayıs 2026 itibarıyla yıllık TÜFE’nin 2,61 olması, geçmiş dönemlere kıyasla bir gerilemeye işaret ediyor. Ancak bu oran hâlâ çok yüksek. Daha önemlisi, toplumun hissettiği enflasyon ile açıklanan enflasyon arasındaki algı farkı devam ediyor. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve hizmet fiyatlarında katılık sürdükçe, hane halkı “enflasyon düşüyor” cümlesini günlük hayatında tam olarak hissedemiyor.
Türkiye’de enflasyonun inatçı olmasının nedeni sadece talep fazlası değildir. Ücret artışları, kur geçişkenliği, enerji maliyetleri, ithal ara malı bağımlılığı, vergi ayarlamaları ve hizmet fiyatlarındaki katılık enflasyonu çok kanallı hale getiriyor. Bu yüzden sadece faiz artışıyla fiyat istikrarına ulaşmak zorlaşıyor.
Faiz talebi yavaşlatır; ama üretim maliyetini, enerji faturasını, tarımsal arz sorununu ve piyasa beklentisini tek başına düzeltemez. Ekonomide kalıcı dezenflasyon için para politikası kadar maliye politikası, rekabet politikası, tarım........
