menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bilmediğini bilebilme erdemi

3 0
20.02.2026

Teknolojinin ilerle­mesiyle birlikte bil­giye erişim oldukça ko­lay bir hal aldı, biraz da yapay zekâdan dozunda bir yardım aldığınız za­man değmeyin keyfini­ze.

Hayatınız boyunca bir gün bile çalışmadı­ğınız ya da sorumluluk almadığınız konularda sosyal medyanın da yar­dımı ile gönlünüzce görüş bildire­bilir, hatta konunun gerçek uzman­larına eğitim verebilirsiniz. Mes­lek hayatında otuz yıla yaklaşırken, gerçek uzmanlığın çizgisinin nere­de sonlandığı konusunda düşündü­ğümde vardığım yanıt netleşiyor. Bildiklerini sürekli yeni gözden ge­çirmeler ile güncellerken, bilmedi­ğin konuların da farkında olmak ve o tarafta fazla köşeli yorumlar yap­mamak.

Özellikle TV yorumlarında aynı anda birden farklı konuda gö­rüş bildirmek durumunda kalırken, aslında aktardıklarımızın özellikle dış basından takip edebildiklerimi­zin bir yönetici özeti olduğunu sık­lıkla belirtmeye gayret ederim. Her konuyu her an bilebilmek mümkün değildir, bazen yoğunlaştığınız ko­nularda akışa hâkim olabilirsiniz ancak emin olun o an başka bir piya­sada sizin ummadığınız başka geliş­meler yaşanmaktadır.

Oscar Wilde tarafından söylenen meşhur sözdür: “Her şeyi bilebilecek kadar genç de­ğilim.” Şüphesiz bildiğinle aksiyon almak ya da alabilmek de yerine gö­re gerekli ve daha ziyade gençlik­te etkili olan bir ruh halidir. Ancak esas olan arada tatlı bir denge kur­maktır, yoksa en küçük karar önce­sinde bile simülasyonların ortasın­da sıkışıp kalırız.

Fed cephesinde indirim fiyatlanıyor

Peki, bu girizgahın ardından bi­raz piyasalara bakalım. ABD piya­salarında yapay zeka ilintili şirket­ler ve bunların ihtiyaç duyduğu çip üreticileri konusundaki belirsizlik devam ediyor.

Yüksek sermaye ya­tırımları açıklamaları endişeleri ar­tırmakta. ABD ekonomisine dair ya­kın zamanda gelen veriler, konut pi­yasası da dahil olmak üzere olumlu. Yani endekslerin teknoloji tarafında kan kaybederken, son yıllarda göre­ce oldukça geride kalmış farklı sek­törlere para girişi ile ayakta kalma­sını görüyoruz. Yeni giriş olmasa da sektörel rotasyon sayesinde çöküş değil zirvelere çok uzak olmayan bir konsolidasyon yaşıyoruz.

Normalde satın alma endeksleri, istihdam ve­rileri ve sanayi üretimi gibi büyü­me açısından öncü veriler faiz indi­rimlerini desteklemekten uzak. Di­ğer yandan mayıs ayından itibaren Fed Başkanlığı görevini devir ala­cak olan Kevin Warsh büyük ölçü­de Trump ile koordine bir politika izleyecektir, bu minvalde faiz indi­rimlerinin devam edeceği fiyatlan­makta. Piyasada anlık verilere göre değişmekle beraber, yılın ikinci ya­rısında iki adet 25 baz puanlık faiz indirimi geleceği tahmin edilmekte.

ABD ile Uzakdoğu arasında yakınsama süreci

Çin bu hafta yeni yıl tatili dola­yısıyla kapalı, onlar için at yılının başlangıcında robotlar tarafından yapılan gösteriler bir kez daha tek­nolojide gelinen noktayı gösterme­si açısından da önemliydi. Yüksek teknoloji üreten şirketler açısından ABD dışında fazla adres yok. Hin­distan ve Çin bu konuda başı çeki­yor. Bu ülkelerin piyasalarında iş­lem gören şirketler ABD görece çok düşük çarpanlar ile işlem görmekte. ABD ile Uzakdoğu arasında çarpan­lar bazında bir yakınsama süreci (convergence trade) olarak adlandı­rabileceğimiz seyir sürecektir. Ja­ponya’da yeni görece başlayan hü­kümetin aldığı aksiyonların finans piyasaları üzerine etkisi büyük öl­çüde fiyatlara dahil oldu, oradan ye­ni şoklar gelme ihtimali düşük.

Yeni belirsizlik ECB Başkanlığı

Avrupa’da siyasi belirsizlikle­re bir de ECB Başkanlığı eklendi. Mevcut başkan Christine Lagarde yetkililere kolaylık sağlamak adına görevi erken bırakabileceğini açık­ladı. Yeni gelecek başkan oldukça güvercin bir çizgide yer alan Lagar­de’a kıyasla ECB politikalarını fark­lı bir yere taşır mı, merak konusu. Ukrayna-Rusya savaşının kısa za­manda sonlanacağına dair emareler bulunsa da, süreç giderek uzamak­ta. Ayrıca İran’a dair başta ABD ol­mak üzere devam eden abluka cid­di endişeler yaratmakta. ABD ordu­su, donanmasının büyük bir kısmını bölgeye yönlendirirken, İran tara­fında da devrim muhafızlarının tat­bikatını takip ediyoruz. İki ülke ara­sında uranyum zenginleştirme ko­nusunda yapılan müzakerelerden sonuç çıkmaması halinde yeni bir müdahale kapıda.


© Dünya