Trump dönemi ekonomi politikalarının Türkiye ve Dünya ekonomilerine etkileri
Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde yaşadığımız “Rahip Brunson krizi” ve ardından gelen finansal çalkantılar hâlâ zihinlerde. O dönem ABD-Türkiye ilişkilerindeki gerilim, yalnızca siyasi değil, ekonomik anlamda da Türkiye’nin kırılgan noktalarını gözler önüne sermişti.
Şimdi, Trump’ın ikinci dönemine girerken, benzer çalkantılara yol açabilecek politikalar bir kez daha gündemde. 20 Ocak itibarıyla ikinci başkanlık dönemi başlayacak olan Trump, ekonomi politikaları açısından yine iddialı söylemlerle geliyor. Ancak, bu vaatlerin ne kadarının gerçekleşeceği, gerçekleşirse etkilerinin ne olacağı, yalnızca ABD için değil, dünya ekonomileri için de kritik bir tartışma konusu.
Trump’ın ekonomi politikalarının önümüzdeki dönemde küresel ekonomideki etkilerine dair öne çıkan dört başlığa yakından bakalım:
Seçim sürecinde Trump, ithal ürünlere yönelik gümrük vergilerini oranlarında artıracağını, Çin’den yapılan ithalat için bu oranın P’ye kadar çıkacağını iddia etti. Bu vaatlerin tamamının gerçekleşmesi beklenmese de, gümrük tarifelerinin kademeli olarak artırılması muhtemel görünüyor. Gümrük tarifelerindeki artışların, 2025’in ikinci yarısından itibaren önce ABD’de ardından küresel ekonomide stagflasyonist bir etkiye yol açacağı öngörülebilir. Zira gümrük vergilerindeki artış, ithalat maliyetlerini yükseltirken, üretim maliyetlerini artıracak ve büyüme üzerinde baskı oluşturacaktır.
Bu süreçte ABD’li şirketlerin Çin dışındaki ülkelere yönelmesini ve tedarik zincirlerinin daha düşük tarifeye maruz kalan ülkeler etrafında yeniden yapılanmasını bekleyebiliriz. Jeopolitik avantajlarını akıllıca kullanan ülkeler bu değişimden kazançlı çıkabilir. Türkiye’nin bu fırsatlardan faydalanabilmesi ise üretim yapısını inovasyon, yapay zekâ ve yeşil teknolojilere entegre etmesine bağlı.
ABD’nin yüksek tarifelerine karşı........
© Dünya
