Siyasetsizlik
Avrupa Birliği (AB), iki dünya savaşının ardından Avrupa’da barışı kalıcı hale getirmek ve bütünleşmiş bir kıta yaratmak amacıyla kuruldu. 1951’de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile başlayan süreç, 1993 Maastricht Antlaşması ile bugünkü “ekonomik ve siyasi birlik” yapısına dönüştü.
Ancak bu bütünleşme ekonomik alanda derinleşirken, siyasi ve askeri boyutta aynı başarıyı gösteremedi. Sonuçta AB, güçlü bir ekonomik aktör haline gelirken sınırlı bir siyasi güç olarak kaldı.
Ekonomik kararlar Birliği ileri taşıdı; fakat siyasi ve askeri entegrasyon aynı hızda gelişmedi. Bunun temel nedeni, AB’nin federal bir devlet değil, egemenliklerini koruyan devletlerin oluşturduğu özel bir yapı olmasıdır. Bu durum, ortak siyasi irade üretimini zorlaştırıyor. Nitekim 1993’ten bu yana AB’nin siyasi entegrasyonu hâlâ tamamlanmış bir süreç değildir.
AB ordusu fikri de bu çerçevede sürekli gündeme geliyor, ancak bir türlü somutlaşmıyor. Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın zayıflığı ve üye devletlerin egemenlik hassasiyetleri bu sürecin önündeki en büyük engellerdir. Mevcut durumda 1.500 kişilik AB Savaş Grupları bulunsa da bunların kullanımı Konsey’in oybirliği kararına bağlıdır. Bu durum hızlı ve........
