Ekonomik büyüme ve tahsili gecikmiş alacaklar
2026 yılı başında GSYİH büyüme tahminimiz %4 seviyesindeydi. Enflasyonun % seviyelerine gerileyeceği, faizlerin 0 seviyelerine çekileceği bir ortamda iç talebin canlı kalacağını tahmin ediyorduk. Yurt dışında ise ana ticaret ortağımız Avrupa Birliği’nin büyüme görünümü daha olumluydu. AB’de faizlerin sabit kalması, ABD’de faiz indirimleri bekleniyordu. Petrol piyasasında arz fazlası vardı ve enerji maliyetlerinde riskler aşağı yönlüydü. Başkan Trump’ın tarife politikalarının etkilerinin sınırlı olacağı anlaşılmıştı ve yapay zeka rüzgarı ile finansal piyasalarda olumlu bir bekleyiş havası vardı.
Fakat Şubat ayı sonunda İran-ABD-İsrail savaşı başlayınca yukarıda saydığımız beklentilerin çoğu tersine döndü. Enerji maliyetlerinde artış enflasyon beklentilerini tekrar 0 bandına yükseltirken büyüme beklentileri %3 civarına çekildi. Türkiye açısından bir diğer problem de cari işlemler açığı ve finansmanı. Küresel sermaye hareketlerinin yavaşladığı, hatta gelişmekte olan ülkeleri terk ettiği bir ortamda artan enerji maliyetlerinin finansmanı sorun haline gelebiliyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin de büyüme hedefini küçültmesi ve yönetilebilir bir cari açık hedeflemesi gerekiyordu. Bu çerçevede, ekonomi yönetimi iç talebi, dolayısıyla cari açığı sınırlayacak adımlar........
