Altın, jeopolitik riski değil paranın yönünü fiyatlıyor
Bugün altının yönünü belirleyen temel unsur artık jeopolitik risklerden ziyade, bu riskin enflasyon ve faizler üzerindeki kalıcı etkisi. 2026 altın için küçük adımlar yaratırken, 2027 yılı daha ılımlı bir hikâyeye dönüşebilir.
Bren petrol bu yıla yaklaşık 61 dolarla, ons altın ise 4.332 dolarla başlamıştı. Altı ay sonra bugün petrol 72, altın 4.070 dolar civarında. Altın ve petrol fiyat verilerini basitçe analiz edersek, bu iki emtia arasındaki ilişki bağının son 6 ay içinde değiştiğini görüyoruz.
Şubat sonunda başlayan ve Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatan çatışma öncesindeki sürede iki emtianın günlük getirileri arasındaki korelasyon pratikte ihmal edilebilir düzeyde hesaplanıyor. Bu dönemde altın, merkez bankası alımları ve faiz beklentileriyle yüzde 61 değer kazanırken, petrol kendi arz-talep dengesinde yatay seyretmiş.
Petrolün, her zaman olduğu gibi, ağırlıklı olarak küresel büyüme beklentileri, OPEC kararları ve enerji arz-talep dengesiyle hareket ettiği; altının ise daha çok Fed’in faiz beklentileri, dolar endeksi ve merkez bankalarının rezerv alımları tarafından yönlendirildiği bir dönem gözlemledik. Analiz, bu iki varlığın fiyatlama hikâyelerinin savaş öncesinde tam olarak kesişmediğini gösteriyor.
Savaşla birlikte ilişkinin yönü ve kuvveti de değişmiş. Petrol, arz primiyle mayıs başında 114 dolara yükselirken, altın, ocak sonundaki 5.420 dolarlık zirvesinden savaş boyunca yüzde 21 değer kaybetmiş. Veri setindeki günlerin yaklaşık üçte ikisinde iki emtianın ters yönde hareket ettiğini görüyoruz. Haftalarca petrol ve altın arasındaki ters ilişkiyi ve jeopolitik riske rağmen, güvenli liman altındaki geri çekilmeleri konuştuk. Şimdi ise petrol 70 dolar seviyesine çekilirken altın kendisinden beklenen primi yapamıyor. Neden?
Merkez bankalarının adımları
Bugün........
