menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Altın artık neyi fiyatlıyor?

35 0
02.09.2026

Savaşın ilk günlerin­de altın fiyatlama­sını konuşurken petrol önemli başlıklardan biriydi. Jeopolitik risk, petrolde arz endişesi­ni, altında ise güvenli liman talebini artıra­rak her iki emtianın da fiyatını bir süre yuka­rı çekmişti.

2 Mart’ta Brent petrol bir günde yüzde 6,7 yükselerek 77,7 dolara, spot altın ise yüzde 1,1 artışla 5.335 dolara çıkmıştı. Ancak savaş devam et­se de zaman içerisinde iki varlığın fiyatlama davranışı ayrıştı. Altın için hikâye farklılaşmaya başladı.

Aynı savaş, farklı fiyatlama

Aslında savaşın ilk günlerinde petrol ve altın aynı nedenle yük­selmiyordu. Petrol, enerji arzın­daki olası kesintiyi; altın ise ar­tan belirsizliği fiyatlıyordu. Sa­vaş uzadıkça bu ortak hareket zayıfladı. Yüksek petrol fiyatları ABD’de enflasyon endişesini ar­tırdı, Fed’in sıkı para politikasını daha uzun süre koruyacağı bek­lentisini güçlendirdi ve bu koşul­lar faiz getirisi olmayan altın üze­rinde bir baskı yarattı. Ancak son dönemde gördüğümüz tablo, pet­rol ile altın arasında kalıcı bir ters yönlü ilişkiden ziyade yine kendi dinamiklerine özel bazı fiyatlama davranışlarına döndüğüne işaret ediyor. Burada altın fiyatlamasını anlatmadan önce ABD’nin makro­ekonomik koşullarını hatırlamak iyi olabilir.

Dünya’da sermaye için rekabet artıyor

Son haftalarda küresel piyasa­larda en çok takip edilen başlık­lardan biri şüphesiz Amerikan tahvil piyasası. Özellikle uzun va­deli faizlerde bugünkü seviyeler son on yılın alıştığımız dünyasın­dan oldukça farklı. Pandemi gibi olağanüstü bir dönemi karşılaş­tırma dışında bıraksak bile, Fed’in faiz artırdığı 2018 yılında 10 yıl­lık ABD tahvil faizi yaklaşık yüzde 3,2, 30 yıllık faiz ise yüzde 3,5 ci­varında zirve yapmıştı. Bugün ise iki yıllık tahvil faizi yüzde 4,36’ya, 10 yıllık faiz yüzde 4,73’e yükselir­ken, 30 yıllık faiz yüzde 5,34’e ka­dar çıkarak 2007’den bu........

© Dünya