menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçekliği eriten savaş

26 0
30.03.2026

Yapımcılığı­nı Warner Bros’un yaptığı bir Hollywood şahe­seri olan Matrix filmi 1999 yılında vizyona girdiğinde olağanüstü bir etki yaratmıştı. Filmde Morpheus’un Ne­o’ya sorduğu “Ger­çeklik nedir?” sorusu alışagel­diğimiz düşünme pratiğine fel­sefi bir meydan okumaydı. O günlerde zihinsel bir egzersiz fırsatı olarak algıladığımız bazı kavramsal tartışmalar, bu film sayesinde akademik bir mevzu olmaktan çıkıp gündelik soh­betlerin parçası haline gelmişti.

Descartes ve Baudrillard’ın fikirlerini kırmızı ve mavi hap­lar üzerinden tartıştığımız bu dönem haliyle komplo teorile­rinin, alternatif düşünce biçim­lerinin beslenmesine de zemin hazırlamıştı. Filmdeki kırmızı hap uyanarak gerçeği görmek isteyenlerin, mavi hap ise rü­yada kalmayı tercih edenlerin sembolüydü. Matrix, alt me­tinde, gerçekliğin inşa edilen ve aynı zamanda günü geldi­ğinde çözülebilen, bükülebilen bir kurgu olduğunu söylüyordu. Peki, gerçeklik nasıl ve kimler tarafından bükülüyordu? Yaşa­dığımız, algıladığımız ve bildi­ğimiz dünya ne kadar gerçeği yansıtıyordu? İçinde olduğu­muz savaş gerçek miydi; ya da yaşadığımız savaşın gerçekliği görebildiğimizden ibaret miy­di? Bu neyin savaşıydı; kimin ve neyin gerçeğiydi? Savaş öncesi barış içinde olduğumuzu sandı­ğımız ortam ve uluslararası dü­zen dediğimiz şey gerçek miy­di? Acaba biraz kırmızı haptan alır mıydınız?

Hürmüz’ün kapanması konusu

Hürmüz Boğazı’nın kapan­ması yalnızca dünya sathın­daki üretim, ticaret ve tedarik sisteminin çöküşünün değil, çok katmanlı ve derin bir yapı­sal krizin gelmekte olduğunun ilk sinyali. Petrol fiyatlarının yükselmesi, finansal yatırım araçlarının toplu çöküşü ya da tedarik zincirlerinin aksama­sı tek başına on yıllardır in­şa edilmiş olan bir gerçekliğin erimesini tek başına açıklaya­mıyor. Zira bugün yaşadıkları­mız, içerisinde küresel bir ak­törün yer aldığı bölgesel bir sa­vaşın ekonomik sonuçlarından ziyade varsaydığımız küresel sistemin, üzerine inşa edildiği “gerçeklik duygusunun” çözül­mesini işaret ediyor. Sistemin işleyiş mekanizması, aktörle­ri, normları,........

© Dünya