Savaş ve barış
Mesleğe başladığımdan beri her yıl televizyonlarda, konferanslarda uzmanlar “ABD İran’ı bu Eylül vuracak” derler. Eylül geçer, “Ocak’ta harekat başlıyor” derler. Ocak geçer, bir daha “Eylül” derler. Derler de derler. Bunca yıllık meslek hayatımda en gergin anlarında bile bu ihtimalin rasyonel bir bakış açısıyla hiç gerçekleşeceğine inanmadım. Nitekim bu yıla kadar da hep düşündüğüm oldu. Bu sene başında bana sorduklarında, “ABD İran’ı vurur mu?” diye, cevabım kısa ve netti, ama belirsizdi. Bilmiyorum, çünkü Trump’ın ne zaman, neyi, neden yapacağını gerçekten bence kendi dahil pek bilen yok. Anlık değişen fikirleri ve söylemleri bazen dünya siyasetini adeta oyun oynar gibi etkileyip değiştirebiliyor.
ABD hiç beklemediği bir durumla karşılaştı
Nitekim bu yıl malum saldırı hayata geçti ve ABD İran’ı vurdu. Son savaştan bahsetmiyorum, tesisleri vurduğu zamandan bahsediyorum. Neticede Trump açıklama yaptı, “Artık İran’ın silah sahibi olma ihtimalini bitirdik” diye. Üzerinden çok geçmeden daha kapsamlı ve uzun bir saldırı başladı. Sebep nükleer tesisler. İnsan doğal olarak soruyor “Birkaç ay önce bitti demiştiniz, hani ne oldu?”. Bu sefer İran komşu ülkelerdeki ABD üslerine saldırıda bulundu ve Hürmüz’ü kapattı. ABD hiç beklemediği bir hadise ile karşılaştı. Dünya ekonomisi, petrol, altın........
