Z kuşağı nasıl ev sahibi olacak?
Geçtiğimiz haftalarda New York Times'ta konut piyasasına ilişkin bir yazı okudum. Başlığı oldukça dikkat çekiciydi. 35 yaşın altındaki genç yetişkinlerin yaklaşık üçte biri hala anne babasıyla birlikte yaşıyor. Üstelik oran yeniden pandemi dönemindeki seviyelere ulaşmış durumda.
Bir başka ABD verisi de bunu tamamlıyor: Realtor.com'un Temmuz ayında yayımladığı araştırmaya göre gençlerin konut piyasasına girişinde önemli rol oynayan, görece erişilebilir “starter home” stokunda 2019'a kıyasla yaklaşık 300 bin konutluk azalma var. Bu konutları satın almak için gerekli yıllık gelir ise aynı dönemde 43 bin dolardan 78 bin dolara yükselmiş.
Türkiye için benzer bir karşılaştırmayı yapamıyoruz. Çünkü konut satış istatistiklerinde alıcıların yaş dağılımını düzenli olarak izleyebileceğimiz bir veri setimiz yok. Dolayısıyla Z kuşağının kaçı ailesi ile yaşıyor, bu kişilerin toplam konut alımları içerisindeki payı nedir, bu pay son beş veya on yılda nasıl değişmiştir, bilmiyoruz.
Bildiğimiz bir şey var. Türkiye'de konut sahipliğinin klasik formülü uzun yıllar fazla değişmedi. Bir miktar tasarruf yapılır, çoğu zaman aile desteğiyle peşinat tamamlanır, kalan bölüm banka kredisiyle finanse edilirdi. Düzenli gelir ve yeterli peşinat varsa sistem bir şekilde çalışıyordu. Bugün ise kariyerinin başındaki bir genç için aynı hesabı yaptığımızda rakamlar pek kolay yan yana gelmiyor.
Konut fiyatı yükseldikçe gerekli özkaynak büyüyor. Kredi faizleri yüksek olduğunda aylık taksit gelirin taşınması güç bir bölümüne ulaşıyor. Genç bir taraftan peşinat oluşturmaya çalışıyor, diğer taraftan almak istediği konutun........
