menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Konut piyasasında 2025: Gürültünün altındaki gerçekler

18 0
12.03.2026

Bu hafta Fransa’da gayrimenkul sektörünün dünya ölçeğindeki en önemli buluşmaların­dan biri olan MIPIM düzenleniyor. Türkiye’den de sektör temsilcileri, yatırımcılar ve geliştiri­ciler bu etkinlik için Cannes’da bir araya geliyor.

Ben de bu vesileyle GYODER tarafından hazır­lanan Gösterge MIPIM özel sayısında 2025 yılı­na ilişkin konut piyasası değerlendirmemi pay­laştım. Bu haftaki köşe yazımda ise o çalışmada ele aldığım bazı temel tespitleri daha sade bir çerçevede yeniden ele almak istedim.

Aslında mesele oldukça basit. Türkiye konut piyasası son birkaç yıldır hızlı fiyat hareketleri, değişen kredi koşulları ve arz tarafındaki dalga­lanmalar arasında yeni bir denge arıyor. Son dö­nemde konut piyasasına ilişkin basında yer alan değerlendirmelerin çoğu oldukça keskin başlık­lar üzerinden yapılıyor. Bir tarafta satış adetle­rinin rekor kırdığını söyleyenler var. Diğer ta­rafta fiyatların reel olarak negatifte kaldığına dikkat çeken analizler. Oysa konut piyasası tek bir gösterge üzerinden okunabilecek kadar ba­sit bir alan değil ki. Mevzuat düzenlemeleri, fi­yatlar, krediye erişim, kira dinamikleri ve yeni üretim aynı anda değerlendirilmediğinde orta­ya çıkan tablo çoğu zaman eksik kalıyor. 2025 yılı verileri de tam olarak böyle bir karmaşık ge­çiş dönemine işaret ediyor.

Bu tabloyu anlamak için ilk bakılması gere­ken alan konut fiyatlarının nominal seyri ile reel değer arasındaki fark. Yüksek enflasyon dönemlerinde fiyatların nominal olarak yük­selmesi çoğu zaman piyasanın güçlü olduğu yö­nünde bir algı yaratıyor. Ancak enflasyon etkisi dikkate alındığında tablo farklı bir noktaya ev­riliyor. 2025 yılı sonunda konut fiyat........

© Dünya