menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yanlış emeklilik planının bedeli 10 yıl ve 2,8 milyon TL

48 0
14.09.2026

Bugün sizlere bir danışanımın yaşadıklarını anlatarak emek­lilikte planlamanın önemini an­latmaya çalışacağım.

Bir kadın sigortalının doğum borçlanmasıyla tamamlandığını düşündüğü prim günleri üç yıl son­ra silinmiş. Banka kredisiyle öde­diği borçlanma bedeli faizsiz iade edilmiş, emeklilik planı bozulmuş.

Bu örnek; SSK, Bağ-Kur, şirket ortaklığı, ihya ve borçlanma süre­leri birlikte değerlendirilmeden yapılan işlemlerin emekliliği na­sıl yıllarca geciktirebildiğini gös­teriyor.

Emeklilikte yalnızca ilk sigorta tarihini veya toplam prim gününü bilmek yeterli değil. Sigortalılık statüsü, şirket ortaklıkları, öden­memiş Bağ-Kur primleri, durdu­rulan hizmetler, doğum borçlan­maları ve son 2.520 günlük hizmet dağılımı birlikte incelenmediğin­de yıllarca sonra telafisi zor so­nuçlarla karşılaşılabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde görüştü­ğümüz bir kadın sigortalının ya­şadıkları bunun çarpıcı bir örneği.

Kadın sigortalı konuya şöyle başlıyor “Üç çocuğum için Ara­lık 2022’de SGK’ye doğum borç­lanması başvurusu yaptım. 2004, 2005 ve 2013 doğumlu çocukla­rım için çıkarılan borçlanma be­delini, banka kredisi kullanarak ödedim. Prim günlerimi tamamla­dığımı düşünerek 3.600 gün üze­rinden emeklilik şartlarımı sor­dum. Emeklilik yaşımın 58 olduğu bildirildi. Yaşımı beklerken 2025 yılında üçüncü çocuğum için ka­zandığımı düşündüğüm borçlan­ma günleri silindi.”

Sigortalıya, şirket ortaklığı ne­deniyle Bağ-Kur tescilinin bu­lunduğu ve ilgili dönemde doğum borçlanması hakkının oluşmadığı bildiriliyor. Üç yıl önce banka kre­disiyle ödediği para kendisine yal­nızca yatırdığı tutar üzerinden ia­de ediliyor. Güncelleme, faiz veya paranın üç yıl­lık değer kaybını karşı­layan ek bir ödeme ya­pılmıyor.

Böylece hem prim günleri eksiliyor hem de kredi kullanılarak öde­nen paranın zaman de­ğeri kayboluyor.

Sistemde görünmeyen Bağ-Kur günleri yok sayılmamalı

Bu dosyadaki temel sorun, şir­ket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur tescilinin emeklilik pla­nına baştan dahil edilmemesi.

7326 sayılı Kanun kapsamın­da, 30 Nisan 2021 ve öncesine ait prim borcu bulunan bazı 4/b, ya­ni Bağ-Kur süreleri durduruldu. Bağ-Kur faaliyeti devam eden­lerin sigortalılıkları ise 1 Mayıs 2021 itibarıyla yeniden başlatıl­dı. Durdurulan süreler hizmet dö­kümündeki aktif prim toplamında görünmeyebilir. Ancak bu durum, geçmişteki şirket ortaklığını ve Bağ-Kur tescilini hukuken orta­dan kaldırmaz.

Durdurulan süreler emekli­lik günü olarak sayılmaz; yeniden hizmete dönüştürülmeleri için ih­ya edilmeleri gerekir. İhya yapıl­dığında da yalnız ihtiyaç duyulan günler değil, mevzuatın öngördü­ğü kapsam içindeki durdurulmuş sürelerin tamamı üzerinden öde­me yapılması gerekir.

İncelediğimiz olayda 2.063 gün­lük durdurulmuş Bağ-Kur süre­si bulunuyor. Bu sürelerin bugün­kü değerle ihya maliyeti yaklaşık 1 milyon 22 bin 114 TL’ye ulaşıyor.

Bu ödeme mevcut emeklilik pla­nı için önerilmiyor. Çünkü yük­sek maliyetinin yanında 2.063........

© Dünya