Türkiye bu kadar uzun tatillere hazır mı?
Türkiye, 2025 Mayıs ayında yine uzun tatil maratonlarından birine hazırlanıyor. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte milyonlarca kişi için dinlenme fırsatı doğarken, iş dünyasında ise farklı bir tartışma gündeme geliyor:
Ekonominin bu kadar zorlandığı bir dönemde Türkiye uzun tatillere gerçekten hazır mı?
Özellikle küçük esnaf, KOBİ’ler, üretici işletmeler ve hizmet sektörü açısından bakıldığında bu sorunun cevabı sanıldığı kadar kolay değil.
Tatilin maliyetini kim ödüyor?
Resmî tatiller toplum açısından sosyal ihtiyaç olabilir. İnsanların dinlenmesi, aileleriyle zaman geçirmesi, seyahat etmesi elbette önemlidir. Ancak ekonomik gerçeklikler de göz ardı edilemez.
-Artan kira giderleri,
-Yükselen SGK primleri,
-Finansmana erişim zorlukları,
-Tahsilat problemleri, nedeniyle özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ciddi baskı altında faaliyet gösteriyor.
Böyle bir dönemde işyerlerinin uzun süre kapanması, birçok işletme için sadece “tatil” anlamına gelmiyor.
-Nakit akışının durması,
-Tahsilatların gecikmesi,
-Vergi ve prim yükünün devam etmesi anlamına geliyor.
Çünkü işletmeler tatilde olsa bile:
-Kira işlemeye devam ediyor,
-SGK primleri devam ediyor,
-Personel maaşları devam ediyor,
-Kredi taksitleri devam ediyor,
-Çek ve senet ödemeleri devam ediyor.
Yani işletmenin geliri dururken giderleri durmuyor.
Özellikle perakende dışındaki sektörlerde “9 günlük tatil” fiilen 12-13 günlük ekonomik yavaşlama anlamına........
