Sanatçı- galerici-koleksiyoner üçgeni
Bir eser piyasaya çıktığı andan itibaren üç kişi veya kurum bu eser üzerinden bir değer beklentisine girer: Sanatçı, galerici ve koleksiyoner.
İlk beklenti sahibi sanatçıdır. Eğitimini almış, kendini geliştirmiş, ilk eserini piyasaya sürene kadar yüzlercesini yırtmış, kırmış, yok etmiştir. Bir gün eserine hakkı olan değerin biçileceği hayaliyle, artık emeğini paraya çevirme vakti gelmiştir. Sanatçı, eserlerini kendi atölyesinden satıyorsa bir fiyat istikrarı tutturmalı; beklediği satışı yapamadığı dönemlerde daha küçük ebatta, ulaşılabilir fiyatlarla eserler üretmeyi de göze almalıdır. Sanatçı bir galeri ile çalışıyorsa artık atölyesinden satış yapmamalı, eserden elde edilecek geliri galerisiyle paylaşarak yoluna devam etmelidir.
Sanatçının piyasada dolaşan eser sayısı ve bu sayının alıcılar tarafından bilinmesi de fiyat oluşumunda etkilidir. Sanatçı, piyasaya süreceği ilk eserlerden başlayarak hepsini kayıt altına almalı ve arşivlemelidir. Koleksiyonerin, talip olduğu eserin sanatçının ürettiği kaç eserden biri olduğunu bilmesi fiyat belirlemede önemli bir faktördür.
Sanatçının ürettiği her dönem ve tarz eserinden birkaçını saklayabilmesi, ileriki yaşlarında bir retrospektif sergi düzenleyebilmesi açısından çok kıymetlidir. Retrospektif sergi açabilmiş sanatçılar, koleksiyonerler tarafından daha çok takip edilirler.
İkinci beklenti sahibi galericidir. Galeri sahibi yönetim, fuar, tanıtım ve iletişim giderlerini karşılayabilmek amacıyla satış yapmak zorundadır. Sattığı eserden elde edeceği gelirden sanatçı payını düştükten sonra kendine bir pay kalmalıdır ki ticari varlığını sürdürebilsin. Galerici, sanatçının piyasa değerini korumak üzere çalışmalı, fiyat istikrarı sağlamalı ve yeri geldiğinde sanatçıyı yönlendirmelidir. Sanatçının........
