menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gümrük Birliği anlamını yitirmedi: AB stratejik körlük içinde

13 0
07.02.2026

Ekonomist Can SELÇUKİ

Avrupa bugün ticaret poli­tikasını yalnızca serbest­leşme üzerinden değil, açık bi­çimde ekonomik güvenlik ve stratejik özerklik kavramları üzerinden yeniden tanımlıyor. Tedarik zincirlerinin kısaltıl­ması, kritik sektörlerde yerel­leşme ve “dost ülkelerle üretim” söylemi artık Brüksel’in temel refleksi. Ancak tam da bu nok­tada ciddi bir çelişki ortaya çı­kıyor: Avrupa, kendi ekonomik güvenlik mimarisini inşa etme­ye çalışırken, bu mimarinin en doğal ve en güçlü tamamlayıcısı olan Türkiye’yi sistemin dışın­da bırakıyor.

Bu tercih, teknik bir ihmal değil; stratejik bir okuma ha­tası. Bugün Avrupa Birliği, bir yandan Made in Europe yakla­şımıyla üretimi kıta içine çek­meyi, sanayisini korumayı ve tedarik risklerini azaltmayı he­defliyor; diğer yandan Türki­ye ile neredeyse otuz yıldır yü­rürlükte olan Gümrük Birliği’ni güncellemeden, hatta fiilen iş­levsizleştirerek yoluna devam ediyor. Oysa bu iki yönelim bir­biriyle uyumlu değil.

Çünkü Gümrük Birliği, Türkiye’yi Av­rupa sanayisinin ayrılmaz bir parçası haline getirmiş durum­da. Otomotivden beyaz eşyaya, makineden tekstile kadar bir­çok sektörde “Avrupa’da üretil­miş” sayılan ürünlerin önemli bir kısmı fiilen Türkiye’de üreti­liyor. Türkiye bugün Avrupa’nın ucuz işgücü deposu değil; ölçek, hız ve regülasyon uyumu sunan bir sanayi ortağı.

Bugün Gümrük Birliği gerçek­ten sorunluysa, bunun nedeni Türkiye’nin sistem dışına düş­mesi değil; AB’nin ekonomik en­tegrasyonu siyasi koşullulukla kilitlemesidir. Hizmetler, tarım, dijital ekonomi ve kamu alımla­rını içermeyen bir yapı........

© Dünya