AB dış politikada oybirliğini bırakmaya hazırlanıyor
Dünyanın gözleri son dönemde Ortadoğu’daki savaşlara, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin hamlelerine ve küresel güç rekabetine çevrilmişken, Avrupa Birliği içinde sessiz ama son derece kritik bir dönüşüm yaşanıyor. Ve bu dönüşüm, sanılanın aksine yalnızca Brüksel koridorlarını değil, doğrudan Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiriyor.
Çünkü Avrupa Birliği, onlarca yıldır dış politika kararlarında uyguladığı “oybirliği” sistemini terk etmeye hazırlanıyor. Yerine ise “nitelikli oy çokluğu” modeli geliyor. İlk bakışta teknik ve bürokratik bir reform gibi görünen bu değişiklik, aslında Avrupa’nın siyasi mimarisini yeniden şekillendirecek ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren önemli bir dönüm noktası.
Bugüne kadar Avrupa Birliği’nde dış politika ve güvenlik alanındaki kararların alınabilmesi için tüm üye ülkelerin onayı gerekiyordu. Yani tek bir ülke bile “hayır” dediğinde süreç kilitlenebiliyordu. Teoride birlik ve uzlaşıyı korumak için tasarlanan bu sistem, pratikte ise Avrupa’nın en büyük handikaplarından birine dönüştü.
Macaristan’ın Ukrayna yardımlarını bloke etmesi, Çin’e yönelik ortak açıklamaların veto edilmesi, göç politikalarında yaşanan krizler, Avrupa’nın küresel krizlere hızlı tepki veremediğini ortaya koydu. Dahası, veto mekanizmasının bazı ülkeler tarafından siyasi pazarlık aracı haline getirilmesi, Brüksel’de ciddi bir rahatsızlık yarattı.
İşte tam da bu nedenle Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın büyük güçleri artık “oybirliği” sisteminin Avrupa’nın güvenliğini tehdit ettiğini açıkça söylemeye başladı.
Tek bir ülke Avrupa’yı rehin alamaz
Almanya........
