İran Savaşı, kapasite kullanımını artırabilirdi; ama…
Reel kesim güven endeksi:
2 ayda, 104’lerden 98’lere geriledi…
Dolayısıyla, kapasite kullanım oranı da düşmeye devam etti…
Bu gerçekleşmelerin nedeni olarak görülebilir…
Türkiye, bölgedeki ülkeler arasında, üretime devam eden/edebilen, az sayıda ülke arasında yer alıyor…
Tarım ürünlerinden kimyasala, inşaattan sağlığa birçok sektörde, bölge ihtiyacını karşılayabilecek tek ülke olarak öne çıkıyor…
Yaşanan savaşın, kapasite kullanım oranını düşürmesi değil, artırması gerekiyor…
Merkez Bankası’nın imalat sanayiinde faaliyet gösteren bin 752 iş yerinde gerçekleştirdiği İktisadi Yönelim Anketi:
Güven ve kapasitedeki düşüşün nedenleri ile ilgili “gerçekçi ipuçları” veriyor…
Ankete katılan işyerlerinin yüzde 56.5’i üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtiyor…
İşgücü/hammadde/ekipman yetersizliğini ise üretimi kısıtlayan faktörler arasında ilk sıraya koyuyor…
Talep yetersizliği de kapasite kullanım oranını etkileyen faktörler arasında gösteriliyor…
İşgücü yetersizliğinin arz kadar talebi de etkilediği/etkileyeceği ise bilimsel olarak da biliniyor…
Savaş nedeniyle, bölgedeki birçok ülkede üretimin durduğunu;
Tarımdan sağlığa, makineden inşaata birçok sektörde Türkiye gibi ülkelerin üretimine ihtiyacın arttığını biliyoruz…
(…Ki sadece üretimin durduğu ülkeler değil, üretimin durduğu ülkelerin pazarları da hesaba katılmalı…)
“Güven” ve “kapasite kullanım oranı”ndaki düşüşte, yine kolaycılığa kaçıyoruz ve “savaşı” ana neden olarak algıyabiliyoruz…
İşgücü niteliğindeki düşüşün ve/veya işgücü yetersizliğinin kapasite kullanımına ve arza etkisinin yanı sıra, talep düşüşüne etkisini de görmeli, (hatta tüm sorunlar arasından cımbızlanmalı…) bu sorunumuzun çözümünü önceliklendirmeliyiz…
