menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Artık sıra bizde: Come to İstanbul

19 0
27.04.2026

Şubat ayında “Bağlantı Ekonomisi: Come to Dubai” yazımda Dubai izlenimlerimi paylaşmış ve yazıyı “Darısı başımıza… Come to İstanbul” diye bitirmiştim. Bir temenniydi.

Bugün ise dünya şirketleri başka bir şey söylüyor.

Bağlantı ekonomisinin en kritik testi, kriz anlarında ortaya çıkıyor. Körfez gerilimi, küresel ticaretin sinir uçlarını sarstı ve bu sarsıntının en hızlı hissedildiği yerlerden biri de Dubai oldu. Güçlü altyapısı, kusur­suz işleyen operasyonları ve küresel çekim gücüne rağmen Dubai’nin jeopolitik riskin doğrudan hedefi haline gelmesi, önemli bir gerçeği ortaya koydu: Önemli olan yalnızca iyi çalışan sistemler kurmak değil. O sistem­leri her koşulda sürdürebilmek.

Küresel şirketler için yeni denklem net­leşiyor: Verimlilik önemli ama yeterli değil. Asıl belirleyici olan, güvenlik, öngörülebi­lirlik ve operasyonel süreklilik.

Sadece bir şehir değil, bir paradigma da de­ğişiyor.

Artık şehirler hızla değil, dayanıklılıkla re­kabet ediyor. Dubai ise uzun yıllar “bağlantı ekonomisi”nin en güçlü örneklerinden biri oldu. Sermaye, insan, veri ve ticaret akışlarını tek bir merkezde buluşturmayı başardı. Son gelişmeler, en güçlü hub’ların bile dış şokla­ra karşı kırılgan olabileceğini gösterdi ve yeni bir arayış başladı. Küresel şirketler artık tek merkezli yapıdan çok, risk dağıtımı esaslı ye­ni bir konumlanma stratejisine........

© Dünya